MAKALELER >

21. YÜZYILDA YÜKSELEN YENİ DEĞERLER E -DEVLETE GİDEN YOLDA ELEKTRONİK OLUŞUMLAR - ZEHRA YİĞİT

ANA SAYFA
HAKKIMIZDA
MAKALELER
ATATÜRK
DUYURULAR
ETKİNLİKLER
BAĞLANTILAR
İLETİŞİM
 
 

21. YÜZYILDA YÜKSELEN YENİ DEĞERLER E -DEVLETE GİDEN YOLDA ELEKTRONİK OLUŞUMLAR

 

Zehra YİĞİT*

 

İnsanoğlunun yazının bulunmasından günümüze kadar geçirmiş olduğu döneme tarih çağı denilmektedir ve tarih çağı da kendi içerisinde toplumların yaşayışlarında ve uygarlıklarında görülen önemli olaylara göre de çağlara ayrılmıştır. Tarih cetveli sağa doğru uzamaya devam ederken göze çarpan önemli bir özelliği, çağların cetvel üzerinde kapladıkları araların gittikçe daralması ve dönemlerin artık daha hızlı yaşanmasıdır. Eskiçağ yazının bulunmasından Batı Roma'nın yıkılmasına kadar geçen zamanda 4 bin yıllık çok uzun bir dönemi kapsıyorken, Ortaçağ bin yıl, Yeniçağ ise yaklaşık 350 yıllık bir arayı kapsar. Yakınçağın da hala devam ettiği söylense de bilgi ve bilişim çağının başlaması ile sadece 200 yıl kadar sürdüğünü söyleyebiliriz.

Ekonomik değerlerin sanayileşmeden bilişime kayması ile birlikte toplumsal yapıda niteliksel anlamda farklılaşan değerlere uyum amacıyla göze görünür değişmeler olmuştur. Ele alacağımız konu, yirminci yüzyılda başlayan ve 21. yüzyılda da artan elektronik oluşumlar ve bu yeni değerlerin topluma nasıl yansıdığına dairdir. Yeniçağ içerisinde başlayan ve geçen yüzyılda savaşların önemli gerekçelerinden biri olan yüksek sanayileşme ideali artık geçerliliğini yitiren ve yerini yükselen teknolojiye bırakan eski moda bir olgudur. Yeni milenyumda sanayileşme anlamında bile tam olgunluğa erişemeyen birçok gelişmekte olan ülke vardır ama yeni bilişim çağına ayak uydurmak için uzun bir atlayış geçerli olamaz mı, tabii ki imkansız değil. Kurumlar arası rekabetin bireysel anlamla sınırlandırılabilecek kadar artması bilgiye ulaşmanın bireyler için eşit mesafede olmasından kaynaklanmaktadır. Yani küçük bir bilişim köyüne dönüşen dünyada toplumsal yapılarda hızlı bir çözülme başlamış ve sosyal ve siyasal anlamda da farklılaşan kitlelerle karşılaşmak olası olmuştur. Değişen ve gelişen değerler teknoloji ve bilgi sınırındaki olağanüstü hızlı genişlemeden kaynaklanmış ve sonucu da yakalaması mümkün olmayacak kadar süratli giden bir trende kondüktör olmuştur. Yeni değerlerimiz “bilgi ekonomisi, network ekonomisi, dijital ekonomiyi” içine alan “yeni ekonomik düzen”, e-imza, e-ticaret, e-para, e-sözleşmeler, e-sipariş- e-ödeme, e-demokrasi, e-seçim, e-yönetim ve bilgisayarlar arası ağa yansıyan hayata dair her yeni oluşumla yüz yüze gelmek zorunda kalan e-bireydir. Dergimiz içerisinde bilgi vermeye çalıştığımız sayısal para ve teknik devlet konuları ile ilgili bu yeni oluşumlar içerisinde açıklayacağımız en yakın değerler yeni ekonomik düzen, e-imza, e-ticaret ve elektronik ortamda bu değerlerin güvenliğine dair noktalardır.

E-ticaret, e-para ve e-imza kavramları bilgisayarlar arası ağın yaygınlaşması ile birlikte ortaya çıkmıştır ve geleneksel ekonomi anlayışını kısa vadede olmasa da uzun vadede köklü bir değişime uğratacağa benzer. Geleneksel ekonomik düzen anlamında kaybedilen zamandan, yüksek satış ve pazarlama maliyetinden, pazara dengesiz erişim hakkından ve yeni pazar arayışından, bunların yanı sıra satıcı ve alıcı arasındaki gümrük, nakliye, banka gibi tüm aracılardan tasarrufa gidilen yeni ekonomik sistem karşı kutuplardaki alıcı ve satıcı arasındaki mesafeyi bilgisayarın klavyesine kadar indirmiştir. Bu da demek oluyor ki, elektronik boyutta eksiklikler giderilir ve tam anlamıyla güvenli bir hizmet sunumu gerçekleştirilirse dünya üzerindeki ekonomik ve ticari akış muhteşem bir hıza ulaşacak ve daha kaliteli ticari paylaşımlar mümkün olacaktır. Bilgisayarlar arası kapalı sistemde güvenli olarak devam eden çevrimiçi(on-line) bütün paylaşımın açık sistemlerde de aynı güvenlilik oranında yapılabilmesi ifade edilen bütün değerlerin insanların kullanımına sunulmasının dönüm noktası olacaktır. Hedef oldukça net gözükmekle beraber, hayata geçmesi mutlak olan bu yeni oluşumların gerçekleştirilmesi aşaması ancak ortaya sürülen sistemin güvenliğinin yanlışlanabilirliğinin ve çökertilme olasılığının ancak gün geçtikçe daha da zayıflatılabilmesi ile oldukça sancılı bir sürece çağrı yapmaktadır. Gün yüzüne çıkartılan her hatanın veya eksiğin kötü emellere alet olması tahmin edilemeyecek boyutta zararlara da davetiye çıkartabilir. Bu yüzden bahsettiğimiz ilerlemeler adım adım gerçekleşmeli ve istenilenden daha uzun ve sağlıklı bir süreçte hayatımızda yer etmelidir.

Amacımız, geniş kapsamda her oluşuma ayrıntılı açıklık getirme olanağımız olmadığı için en göze çarpan kavramlara açıklık getirmek ve aşinalık kazanmamızı sağlamaktır. İlk olarak, e-imzanın ve e-paranın aracı olduğu oluşum olan e-ticareti tanımlayarak başlayacağız. E-ticaret, sayısal biçime dönüştürülmüş yazılı metin, ses ve video görüntüleri aracılığı ile elektronik ortamda bilgisayarlar arası ağ aracılığıyla ürünlerin üretilmesi, tanıtımının, satışının, ödemesinin ve dağıtımının yapılması olarak tanımlanabilir. UN-CEFACT (Birleşmiş Milletler Yönetim, Ticaret ve Ulaştırma İşlemlerini Kolaylaştırma Merk.)'ın tanımında, amaç; iş, yönetim ve tüketim maliyetlerinin yönetilmesi olarak belirtilmiştir. Paylaşıma sunulan verilerden, alıcı veya satıcı adı altında bireyler ve kurumlar eşit bir şekilde elektronik araçlar vasıtasıyla yararlanabilir. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere, sanayi toplumundan bilişim toplumuna geçişin bir göstergesi olan e-ticaret ve benzeri oluşumlar, fiziksel emeğe olan ihtiyacı en az seviyeye çekmektedir. Geleneksel ticarette kullanılan sipariş ve teslim formu, fatura gibi yapılanmış, yani belli bir standarda kavuşturulmuş belgeler, elektronik veri değişimi sayesinde, mektup ve not gibi yapılanmamış belgelerle birlikte belli bir yapı kazanacak ve doğruluğundan emin olabileceğimiz bir şekle getirilecektir. Zaman ve mekan anlamında ortadan kalkan sınırlar, geleneksel ticarete oranla düşen maliyetler, elektronik ticaretin ilk göze çarpan özellikleridir. Ticaret akışını hızlandıran “tam zamanında” (Just In Time-JIT) ve “hızlı yanıt” (Quick Response-QR) gibi anlayışlar hayatın da hızlanmasını sağlamıştır.

Elektronik ticaret, adım adım gerçekleştirilecektir; bu da ilk olarak, bilgisayar kullanımının yaygınlaştırılması ve belge ve bilgi değişiminin bireyler açısından rahatça ve güvenli bir şekilde kullanılabilecek duruma getirilmesidir. Açık sistemde güvenli bilgi değişiminin olduğuna inanan insanlar işte o zaman bir ticaret ilişkisinin kapsadığı sipariş verme, ödeme, fatura çıkarma, nakliyesi, sigortalaması ve teslimine kadar olan süreci internet ağı üzerinden yapmaya başlayacaktır. E-ticaretin güvenliğini sağlayan alt unsurlardan olan e-imza, çevrimiçi durumda yapılan bütün karşılıklı işlemlerde mühür görevi görecek ve işlem yapan kişinin kimliğinin yalansız olarak karşı tarafa iletilmesini sağlayacaktır. Sınırlı alanda kullanıma açık olan e-imza oluşumu ancak kişinin kayıt yaptırması ile aktif olarak kullanılabilir, yani herkese bir e-imza verilmesi durumu ancak ulusal bir bilgi işlem merkezinin hayata geçirilmesi ile mümkün olacaktır. Tüm bilgilere elektronik ortamda ulaşma olanağı sunan bu oluşum aynı zamanda erişim olanakları çerçevesinde de bu bilgilerin elektronik ortamda saklanması ve tekrar kullanıcıya sunulmasını mümkün kılacaktır. Yani, mali bilgilerin dosya aralarında saklanması ve tozlu raflarda muhafaza edilmesinden öte, gelir ve giderinizin de elektronik ortamda sorgulanmasının da ülke ekonomisine büyük bir getirisi olacaktır.

E-ticaret bürokratik engel ve gecikmelere karşı ticaretin akış hızını kesmeyecek bir oluşumdur. Bilgisayarınızın sabit diskinde bulunan e-parayı kullanabileceğiniz e-ticaret, ister işletmeci-işletmeci arasında büyük paydalar altında olabilir, ister işletmeci-müşteri arasında küçük miktarda. Fakat, her halükarda, aradaki sayısız belge miktarı minimuma inecek, bu belgelerin tek elde çoğaltılıp, üzerinde oynama olasılığı olmadan alıcı ve satıcı arasındaki bütün birey ve kurumlara iletilebilecektir. Ürünün tanıtımının bütün kullanıcılara eşit bir şekilde ulaştırılması ile elektronik ortamda oluşturulan pazar da her kullanıcı için eşit mesafede olacaktır. Üretici için tanıtıma harcanan miktarın düşmesi, üretime yansıyacak, bu da fiyatlar da eskiye oranla gözle görünür bir değişime yol açacaktır. Tüketicinin alabileceği ürün çeşit ve miktarının artması, ürünlerin daha kaliteli üretilmesi zorunluluğunu beraberinde getirecektir. Yani seçme şansı artan kullanıcı, üretici için elde edilmesi gereken hedef haline gelecek, bu da rekabeti muhteşem bir şekilde üst seviyelere çekecektir. Müşterinin ürün üzerine eleştirilerini firmalara ulaştırma olanağı kuvvetlenecek, bu da üreticinin kendini test etmesine sebep olacaktır.

E-ticaretin etkisi en çok da geleneksel aracı kurumlar üzerindeki güç dengesini müşteriye kaydırması ile görünüyor. E-ticaret, arz-talep dengesinin korunmasını sağlayacak, ürün dağıtımı sırasında tüketim miktarını baz alacak, nerede ne kadar talep oluştu en kısa zamanda bilecek şirket ve şirketçikleri doğuracak. Sanal ortamda yükselen dinamikler anında gözlenebilecek, tüketici için de en kısa zamanda ürün elde edinimi sağlanacaktır. Çalışma saatleri dışında da alıveriş imkanı sunan e-ticaret, sipariş bildirimi için zaman kavramını ortadan kaldırmıştır. Fakat, e-ticaret, gelişme ve değişime daha geniş bir çerçeveden bakabilen, yeni oluşumlarla rekabet edebilecek, yerel düzeyde uygulamalar ile de sanal rekabette yerini alabilecek kurum ve bireyler elinde hak ettiği yere gelecektir. İnternet bankacılığının şube bankacılığına oranla daha düşük maliyette olduğunu fark eden insanların sayısındaki müthiş artış gibi, elektronik ticaretin de geleneksel ticarete oranla daha düşük maliyette olduğunu fark eden insan sayısında internet kullanıcılığının artması ile birlikte kayda değer bir artış gözlenmektedir. Ülke ekonomisine önemsiz gösterilen faydalarından biri, iyi bir donanım ve bağlantı sisteminin oluşturulması ile kağıt için resmi ve özel kurumlarda harcanan miktarın düşmesi olacaktır. Bu miktar senede 300 bin YTL'dir ve bu basit kazanç bile yeni üretim alanlarına yeni bir kaynak oluşturacak düzeydedir. Standartlaştırılması muhakkak olan elektronik belgeler çerçevesinde sahte belge dolaşımına son verilecektir. Denetleyici ve düzenleyici kurum olarak devlet, sanayicisinden küçük esnafına kadar her kesimin kazanç ve harcamalarını görecek, bu sayede piyasada dolaşan fazla para kimileri için fazladan ve yasadışı gelir olmaktan çıkacaktır.

Elektronik imza, elektronik ortamda güvenliği sağlamak için oluşturulan bir şifreleme yöntemidir. Geleneksel anlamda belgeler üzerinde kullanılan imza kadar kişiye has olması beklenen ve bireylerin çevrimiçi durumda yaptıkları her işlemin güvenilirliğini garanti eden bir oluşumdur. Kanımca, üzerinde durduğumuz sayısal para ve elektronik ticaret ve daha birçok online elektronik işlemin de kilit noktasıdır. 23 Ocak 2004'te Resmi Gazete'de yayınlanarak kanunlaşan 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'na göre elektronik imzayı, ıslak imzanın sahip olduğu bütün işlemleri gerçekleştiren, bir elektronik sertifika sayesinde bir elektronik veriye eklenen ve göndereni emsalsiz şekilde tanımlayan bir sayısal kod olarak tanımlanmaktadır. Bu bağlamda 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'na dayanarak bazı tanımlar yapmamız işimizi kolaylaştıracaktır.

>Elektronik Veri: "Elektronik, optik veya benzeri yollarla üretilen, taşınan veya saklanan kayıtlar”dır.

>Elektronik İmza: "Başka bir elektronik veriye eklenen veya elektronik veriyle mantıksal bağlantısı bulunan ve kimlik doğrulama amacıyla kullanılan elektronik veri” dir. Yabancı mevzuatta “kimlik doğrulama” kısmı tanımlama olarak belirtilmiştir, bu da elektronik verinin tanımlanması olarak anlaşılmalıdır, yani, veri elektronik imza sahibinin kimlik bilgilerini ve gerçek bilgilerini taşımak zorunda değildir. Verinin elektronik imza olarak kabul edilmesi için gönderilen veriyi tanımlayan ve ona doğrudan veya dolaylı olarak bağlı olan bir diğer elektronik veri ancak o zaman elektronik imza olarak nitelendirilebilir.

>İmza Sahibi:"Elektronik imza oluşturmak amacıyla bir imza oluşturma aracını kullanan gerçek kişi"dir. Elektronik imza sahibi gerçek kişi olmalıdır. Aynı zamanda kurumlar ve üçüncü kişiler adına da gerçek kişiler elektronik sertifika alabilmektedirler.

>İmza Oluşturma Verisi: "İmza sahibine ait olan, imza sahibi tarafından elektronik imza oluşturma amacıyla kullanılan ve bir eşi daha olmayan şifreler, kriptografik gizli anahtarlar gibi verile r"dir.

>İmza Doğrulama Verisi: "Elektronik imzayı doğrulamak için kullanılan şifreler, kriptografik açık anahtarlar gibi veriler"dir.

>İmza Oluşturma Aracı: "Elektronik imza oluşturmak üzere, imza oluşturma verisini kullanan yazılım veya donanım aracı”dır. “ Uygulamada imza oluşturma araçları donanım bazlı olarak akıllı (smart) kartlar, USB Token'lar, bilgisayarlar veya veri işleme kapasitesi olan el terminalleri (PDA, cep telefonları, Pocket PC'ler v.b.) ile yazılım bazlı olarak da bilgisayar programları, smartcard'lar, işletim sistemleri veya özel yazılımlar v.b. şeklinde karşımıza çıkabilmektedir.” İmza oluşturma araçları imza doğrulama araçları ile aynı görevi görmektedir.

> Zaman Damgası: "Bir elektronik verinin, üretildiği, değiştirildiği, gönderildiği, alındığı ve / veya kaydedildiği zamanın tespit edilmesi amacıyla, elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı tarafından elektronik imzayla doğrulanan kayıt” tır.

>Elektronik Sertifika: "İmza sahibinin imza doğrulama verisini ve kimlik bilgilerini birbirine bağlayan elektronik kayıt”tır. Elektronik sertifikalar; imzalama-doğrulama işlemi sırasında imzalayanın kimliğinin güvenilir üçüncü taraf (elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı) tarafından teyit edilmesi amacıyla kullanılırlar.(1)

Elektronik imza sahibi olmak demek aynı zamanda bir elektronik sertifika sahibi olmanız gerekliliğini de beraberinde getirir. Elektronik imzalar elektronik sertifikalar sayesinde oluşturulur ve doğrulanırlar, elektronik sertifikaların da yasal bir geçerlilik taşıması kanunla belirlenen ilkeler doğrultusunda gerçekleştirilmemektedir. BU sizin aldığınız sertifika doğrultusunda kullandığınız elektronik imzanın da size yasal bir yükümlülük getirdiğini gösterir. Bu bağlamda elektronik imza üç etkin işleve sahiptir:

>Tanılama: Bir kişinin (veya sunucunun, müşterinin...) kimliğini doğrulamadır. Tanılama işlevi verinin kime ait olduğunu mesajı alan tarafa göstermekte etkindir. Güvenilirliği ve yasallığından şüphe götürmeyen bir sertifika dünyaca tanınmış bir kurumdan çıkmışsa eğer bu özellikler de sayısal imzanın güvenilirliğini bir kat artırmaktadır.

>Veri Bütünlüğü ve Gizlilik: “Sayısal imzalar verinin bütünlüğünü koruyarak okuduğunuz mesajın, kazayla veya kötü niyetle size gelene kadar değişmediğini veya değiştirilmediğini garanti eder. Teknik olarak anlatmak gerekirse, sayısal olarak imzalanan dokümanın hash denilen küçük bir özü tutulur. İmzalama işleminin ardından dokümanda yapılacak herhangi bir değişiklik, bu sayısal özü farklı yani geçersiz kılacaktır. Verinin gizliliği, alıcının anonim anahtarının mesajı şifrelemede kullanılması sayesinde gerçekleştirilir.”

>İnkar Edememe: Sayısal imza, online gerçekleştirilen karşılıklı işlem içine katılan her iki tarafı da gösterdiği için, ileride bu işlemlerin inkarı her iki taraf için de mümkün olamamaktadır. Yasalar çerçevesinde ıslak imza niteliği kazandırılan sayısal imza “bilginin yadsınamaması”nı sağlamıştır.(2)

Dünya üzerinde elektronik ticaret 6 trilyon dolar değerinde bir rakama ulaşmıştır. E-devletin gerekliliklerinden biri olan kamusal alandaki etkinlikleri elektronik ortama taşıma yükümlülüğü 1996 yılında dünyada, 2004 yılında da Türkiye'de kabul gören elektronik imzanın kanun hükmünde kabulünü de zorunlu hale getirmiştir. Uygulamalar öncesi gerekli hukuksal düzenlemelerin yapılması gerekmektedir. Bu hukuksal yapılar Avrupa'da Avrupa Birliğinin 13 Aralık 1999 tarihli ve 99/93/EC sayılı Elektronik İmza Direktifi'ni yayınlaması ile etkinleştirilirken, bu direktif aynı zamanda Türkiye gibi oluşuma sonradan dahil olan ülkeler için de model teşkil etmektedir. Ayrıca 8 Haziran 2000 tarihli 2000/31/EC sayılı Elektronik Ticaret Direktifi ile de elektronik sözleşmeler kanun düzeyinde güvence altına alınmıştır.

Elektronik imzanın çok küçük boyutta kullanımı günlük yaşamımıza da girmiştir. Örneğin, e-bankacılık alanında bireyler bankalar tarafından kendilerine online işlemler için verilen şifreleri kullanarak çevrimiçi durumda hesaplarına ulaşabilmekte ve buradan para nakli ve daha birçok işlemi gerçekleştirebilmektedirler, bankalarda uzun kuyruklarda zaman kaybetmeden. Aynı zamanda elektronik posta adreslerimizi kullanırken girdiğimiz şifrelerimiz de bizim küçük çaptaki elektronik imzalarımızdır diyebiliriz. Elektronik imza da bilgisayarlar arası ağ üzerinde kullandığımız şifreler gibi bir şifreleme yöntemidir. Günümüzde elektronik sertifika alan bankalar arasında güvenilirliği ölçüsünde kullanılmaktadır. Büyük ölçekli işlemlerde akıllı kartlar devreye girmekle birlikte birey-birey ve birey-kurum arası işlemlerde elektronik imza kullanımı yaygınlaşmaktadır.

“E-devlet, Avrupa'da hızla gelişen bir e-imza uygulaması olma yolundadır. Avusturya, Danimarka, Finlandiya, Almanya, İrlanda, İtalya, İsveç, Estonya, Slaovenya, Çek Cumhuriyeti, Polonya, Romanya ve İngiltere gibi ülkeler e-devlet uygulamalarına başlamışlardır. Belçika,Hollanda ve Macaristan ise bu tür uygulamaya başlamayı planlamışlardır. e-devlet uygulamaları sıkça elektronik kimlik kartına dayalıdır.”(3) Fakat bu durum Avrupa'da ülkeler arası e-imza kullanımının yaygın olduğu kanısı yaratmamalıdır. Tek bir sertifika sağlayıcının henüz mevcut olmaması Avrupa üzerinde e-devlet olma yolunda düşündüğümüzden daha hızlı yol alan devletler arasında büyük bir engel teşkil etmektedir. Sertifika sağlayıcıların çeşitliliği ve henüz işlemlerin uluslar arası boyutta kullanımının mümkün olmaması ithalat ve ihracata ket vurmaktadır. Almanya'nın Köln Şehir Kartı projesi ve İtalya'nın İçişleri Bakanlığı Kimlik Kart Projesi e-imza uygulamalarına güzel örneklerdir. Bu yüzden bu uygulamalara ayrıntıları ile bakalım:

>Almanya, Köln Şehir Kartı Projesi : Bu Proje, belediye hizmetleri içerisinde bulunan iş süreçlerinin ,çalışanlar ve vatandaşlar için güvenli elektronik bir ortama taşınması süreçlerini kapsamaktadır. Vatandaş ve belediye arasındaki elektronik iletişimin sağlanması, yasal olarak kullanılan sayısal imzalar için teknik altyapı ve açık , ileriye dönük ve standart bir çözüm gibi ihtiyaçlara yönelik olarak Açık Anahtar Altyapısı ile akıllı kartların bütünleştirildiği bir çözüm sunmuştur. Buna bağlı olarak iş süreçleri sayısal imzalar yardımıyla iyileştirilmiş; çoklu uygulamalı kartlarla birlikte çözüm eğitim , kültür ve sağlık alanında da genişletilmiştir.

>İtalya, İçişleri Bakanlığı Kimlik (Id) Kart Projesi: İtalya Avrupa bölgesinde elektronik karta geçen ikinci ülkedir. İtalyan İçişleri Bakanlığı'nın vatandaşlarının kimlik tanınmalarının geliştirilmesi ve vatandaş ile kamu otoriteleri arasındaki ilişkinin kamu kuruluş binalarının dışına taşınmasını sağlamak amacıyla oluşturduğu çözüm, akıllı kart teknolojisine dayalı yeni bir kimlik kartı üstüne kurulmuştur. Proje kapsamında merkezi PKI yönetimi ile güvenli, belediyelerde online (çevrimiçi) elektronik kimlik kartı dağıtımı prosedürleri ve süreçleri gerçekleştirilmiştir. Proje pilot aşamasında Milano, Palma ve Roma'da Bulunan 83 belediye ve 280,000 vatandaşı kapsamıştır. 5 yıl içerisinde İtalyan Hükümeti yaklaşık 40 milyon elektronik kimlik kartı oluşturacaktır.

E-imza ilk olarak Rusya'da 1995 yılında uygulanmaya konmuş, daha sonra hızla Avrupa ve Amerika kıtasında uygulanma olanağı elde etmiştir ve şu an Amerika'da e-bankacılık işlemlerinin büyük bir oranı e-imza aracılığıyla yapılmaktadır. Türkiye'de ise 23 Ocak 2004'te e-imza kanunu, 23 Ocak 2005 tarihinde de e-imzanın uygulanmasına dair ikincil mevzuat kabul edilerek uygulanma olanağı bulmuştur. Telekomünikasyon Kurumu da yeni oluşacak bu yeni sektörün sağlıklı ve güvenli yürütülmesinden sorumlu tutulmuştur. Türkiye'de kanunlar yürürlüğe girmeden önce Avrupa'daki hukuksal ve teknik alt yapı incelenmiş, e-imza ile ilgili yetkili (Avrupa Birliği, Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası Ticaret Odası, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği, Avrupa Standardizasyon Komitesi, Uluslararası Standardizasyon Komitesi, Avrupa Telekomünikasyon Standartları Enstitüsü, UNCITRAL) uluslar arası kurumların standartları incelenmiş Avrupa ülkelerinin direktifleri model alınmıştır. Hatta yasanın kimi maddeleri bu direktifleri aynen çevirisi şeklindedir.

E-imzanın Türkiye'de uygulanabilmesi için kimi koşulların yerine getirilmesi gerekmektedir. Sertifikaların tek elden ve standart bir kalıp içerisinde üretilmesi, sertifikaların ülke çıkarlarını tehdit etmesini ve bunlara ters düşmesini önlemek için sertifikaların kök anahtarlarının Türkiye'de üretilmesi, bu organizasyonun tek elden yürütülmesi ve bunun da mümkün olan en düşük maliyette yapılması gerekmektedir. TUBİTAK-UEKAE (Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü)'ye Türkiye e-Dönüşüm İcra Kurulu Kararı doğrultusunca kamu kurum ve kuruluşlarının sertifika ihtiyacını karşılaması görevi verilmiştir. Bu oluşumun ileride “her türlü başvurular (ÖSS, KPSS, pasaport başvuruları vb.), kurumlararası işlemler (Emniyet/Nüfus ve Vatandaşlık İşleri), Sosyal güvenlik uygulamaları (Emekli Sandığı, SSK, Bağkur), sağlık uygulamaları (Sağlık personeli - hastaneler – eczaneler), vergi ödemeleri ve elektronik oy verme işlemleri yanı sıra ticaret sektöründe internet bankacılığı, sigorta işlemleri, e-sipariş ve e-sözleşmeler” boyutunda hayata geçirilmesi bekleniyor.

Türkiye'de Sermaye Piyasası Kurulu'nun Kamuyu Aydınlatma Platformu ve Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın Dahilde İşleme Rejimi e-imzanın Türkiye'deki somut uygulamalarıdır. “Sermaye piyasalarında işlem gören halka açık şirketlerin ve tüm aracı kuruluşların mali tablolarının, özel durum açıklamalarının ve diğer bildirimlerinin bilgisayar ağları üzerinden elektronik imza teknolojisi kullanılarak güvenli bir şekilde iletilmesini hedefleyen Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) ortaklaşa gerçekleştirilmiştir.”

…

“Kamuyu Aydınlatma Platformu bir e-Devlet uygulamasında olması gereken tüm unsurları (Devlet: SPK, Şirket: KAP şirketleri, Vatandaş: Sermaye Piyasası Yatırımcısı) içermesi sebebiyle, tam bir e-Devlet uygulaması olarak Sermaye Piyasası Kurulunun AB sürecinde attığı önemli bilişim yatırımlarından birisi olarak durmaktadır. Coğrafi olarak tüm Türkiye'ye yayılmış 530'ü aşkın şirketi ve 2500'ü aşkın kullanıcıyı kapsamaktadır.

KAP kapsamında geliştirilen ve şirketlerin kullanımı için hazırlanan uygulama yazılımı aracılığıyla bildirimler doldurulur ve belirli bir hiyerarşide imza yetkisine haiz kişilerce, elektronik imza ile imzalanarak internet üzerinden SPK sistemine gönderilir. Gönderilen bildirimler veri tabanına kaydedilir ve anında kamuoyu ile paylaşılır. Şirket bildirimlerini yazılımlara çevrim dışı olarak kaydedebilir. Belli dönemlerde bağımsız denetim şirketleri de elektronik imzalarını bildirim gönderme sürecindeki sırası ile atarak bildirim gönderme sürecine katılmaktadırlar.”

KAP'ın sonuçları ve kazanımlarına gelince, Kap sayesinde elektronik ortamda aktarılan bilgilerin güvenililirliği, bilgilerin SPK'ya gelir gelmez sisteme yüklenmesi ile bilgiye eşit ve hızlı erişim olanağı elde edilmiştir. Kullanıcı bilgiye ulaşmakla kalmıyor, “mali tablo karşılaştırma mali kalemlerin karşılaştırılması ve özel açıklama durumlarında” bilgiyi daha etkin kullanma şansı elde etmiştir. “Şirket Genel Bilgi Formu” adı altında oluşturulan forumda şirketler kurum içi ani değişimleri anında kullanıcıya ulaştırabilmekte ve de bu şekilde bilgilerin güncellenmesi kullanıcının her zaman yatırımları hakkında en son bilgiyi elde etmesini sağlamıştır. “Tasarruf sahipleri, ortaklar ve diğer ilgililerin zamanında bilgilendirilmesini temin etmek suretiyle hazırlanan iligili Tebliğ uyarınca şirketler, Tebliğde yer alan hususlarda kamuya özel durum açıklaması yapmaktadırlar. KAP kapsamında yapılacak her bir özel durum açıklaması için ayrı olmak üzere yaklaşık 250 adet özel durum şablonu oluşturulmuştur. Oluşturulan her bir şablonun her bir hücresi sorgulamaya müsait olarak dizayn edilmiştir. Bu sistem bilindiği kadarıyla Dünyadaki ilk uygulamadır.” Bu sayede kullanıcı tam ve yeterli bilgi ye ulaşabilmektedir. “Mevcut durumda kağıt ortamında SPK ve/veya İMKB'ye gönderilen bilgilerin elektronik ortamda sisteme gönderilmesiyle zaman, kağıt ve işgücü tasarrufu sağlanmış olacaktır. (Şirketler tarafındaki iş gücü hesaba katılmadan, sadece kağıt tasarrufuyla yılda yaklaşık 300 bin YTL'lik bir kazanç sağlanmış olacaktır.)”(4)

Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın Dahilde İşleme Rejimi (DİR) projesi, 13 İhracatçı Birliği'ne bağlı 5 binden fazla firmanın, gümrük kapılarındaki kullanıcıların ve DTM uzmanlarının kayıtlı olduğu bir sistemdir. Proje kapsamında Dahilde İşleme İzin belgelerinin DTM'ye ulaştırılması ve onaylanıp geri gönderilmesi sürecinde geçen bürokratik zaman kaybı en aza indirgenmiştir. Bilgiyi yadsımama ilkesi gerekliliği amacıyla kullanıcıların her birine bir e-imza sunulmuş ve kullanıcıların kimliklerini doğrulama ve sisteme girebilmeleri için de akıllı kartları temin edilmiştir. Bu iki proje de e-imzanın uygulanabilirliğinin yanlışlanmadığı ölçüde kanıtı olacaktır.

E-imza özellikle sağlık sektöründe gecikmeler ve yanlış anlamaları ortadan kaldıracak bir niteliğe sahiptir. Çevrimiçi olan her personelin ve eczanelerin görebildiği doğru ve güncel hasta bilgisi prosedür içinde geçen zamanı geri getirecek ve özellikle belli bir yaş ortalamasını geçmiş insanların veya ifade gücü çeken bireylerin yaşadığı problemleri ortadan kaldıracaktır. Hastaneye ne zaman müdahale edildi ve ne teşhis kondu, bunun doğru bilinmesi sağlık hizmeti sunumunda çok önemlidir. E-imzanın sağlık alanında uygulamasının getireceği yaralar şöyle sıralanabilir:

“> Sağlık sektöründe kullanılan reçete, rapor, fatura, vb belgeleri elektronik ortama taşıyarak kağıt masraflarını azaltacaktır.

>Kağıtların bir yerden bir yere taşınmasına gerek bırakmayarak işlem hızını artıracaktır.

Yukarıda sözü edilen benzeri nedenlerle toplam maliyeti düşürecektir.

>Eczacının kendisine getirilen bir reçeteyi gerçekten bir hekimin yazıp yazmadığını anlaması çok zordur. Elektronik imzanın kullanılması ile reçeteleri sadece yetkilendirilmiş kişilerin yazması söz konusu olacaktır.

>Hekim reçetelerindeki el yazılarının okunaksız olabilmesi nedeni ile ilaç hataları olabilmekte, hastalar bundan zarar görebilmektedir. Reçetelerin ve benzeri belgelerin bilgisayarla yazılması durumunda yanlış anlaşılma sorunu ortadan kalkacaktır . .

>Ülkemizde zaman zaman yeşil ve kırmızı reçetelerin çalınması sorunu yaşanmaktadır. Reçetelerin elektronik ortama aktarılması ile bu tip sorunların önüne geçilecektir.

>Elektronik reçetelemenin kullanımının artması, reçeteleme hatalarını saptayan yazılımların da kullanılmasının artmasına sebep olacak, bu şekilde hastanın güvenliği daha da artacaktır.

>Veri bütünlüğünün ve güvenliğinin sağlanması mümkün olacaktır. Hastaya ait bir tıbbi bilginin gönderildikten sonra kasıtlı veya kasıtsız olarak bozulup bozulmadığını tespit etme kolaylaşacaktır.

>Reçete, rapor, hekim talimatı gibi hukuki sorumluluk isteyen belgelerin elektronik ortama taşınabilmesi için bu belgenin kimin tarafından oluşturulduğu ve oluşturulduktan sonra değiştirilip değiştirilmediğinin saptanabilmesi gerekir. Bunun gibi satınalma gibi çeşitli bürokratik işlemlerde tarafların hukuki sorumlulukları vardır. Elektronik imza yardımı ile sağlık sektöründeki pek çok belge ve bunlarla ilgili süreçler elektronik ortama taşınabilecektir.

>Elektronik imzanın kullanılması, hastane bilgi sistemi ve sağlıkla ilgili diğer yazılımların kullanımını teşvik edecek, sektörel bir maliyet azalması ve kalite artışına dolaylı etkide bulunacaktır.” (5)

E-imzanın uygulanabilirliğinin tartışmaları devam ederken bu sistemin uygulanması durumunda toplumsal anlamda yaşanacak değişimleri de önceden kestirmek az çok mümkündür. E-imzanın ekonomik, sosyal ve hukuki etkileri hakkında bilmemiz gereken bir takım konular var.

Ekonomik anlamda sistemin getirisi ve götürüsü neler olacaktır? E-imzanın getirisinin olumlu yönde değişimi e-ticaret ile doğrudan ilişkilidir. E-ticaretin bireyler, üretici ve kurumlar arası daha sık bir ağda gerçekleşmesi e-ticaretin mali boyutunu etkileyebileceği gibi asıl önemli olan daha fazla insanın bu sisteme dahil olmasını gerektirecektir. Sisteme dahil olan daha fazla insan, güvenlik nedeniyle daha fazla sertifika alımını teşvik edecektir. 6 trilyon dolar boyutuna varan elektronik ticaret eğer daha fazla ve büyük bir atılım yapamıyorsa bu internet ortamında kişilerin ve kurumların büyük miktarlarda alım-satımdan kaçınmalarından kaynaklanmaktadır. Elektronik ortamda ticari akışın kilitlendiği nokta e-imza olarak görünmektedir. Büyük oranlarda getirisine gelinceye kadar değişim geçirmesi gereken ve kurum içi yeniden yapılanmayı gerektiren bir durum söz konusudur. Geleneksel anlamda bugün bile kamu kurum ve kuruluşların %90'ının işlemlerini kağıt belgeler ile yürüttüğü bir gerçektir. Bu belgeler birçoğu yanlış yerleştirme nedeniyle bir daha bulunamayacak olması birçok kopyalarının doğmasına neden olmuştur. Bu durum bir çalışanın haftada en az 8 saatini belge işlemleri için bedensel harekete ayırmasına ve iş anlamında büyük zaman kayıplarına yol açmıştır. “ E-imza ile; imzalanması gerekecek belgelerin ve yine kağıt ortamındaki kopyalarının taraflar arasında fiziksel olarak taşınması gerekmeyecektir. Bütün bilgi ve belgeler kullanıcıların izni dahilinde çevrimiçi(online) olarak elektronik ortamdan taşınacak ve böylelikle kağıt tasarrufu sağlanabilecektir. Bu bilgi ve belgelerin taraflar arasında taşınması elektronik ortamdan yapılacağı için zaman tasarrufu da sağlanacaktır.”(6)

Ekonomik anlamda bu durum kurumlar içi bir hastalık olarak görülebilmelidir. Bu hastalığın iyileştirilmesi de ancak klasik belgelerle yapılan işlemlerin en aza indirilmesinde yatmaktadır. Elektronik ortama taşınan belgeler bir arşivde saklanabilecek ve istenildiği anda en kısa sürede bilgisayar sayesinde bilgi ve belge aratmanın verdiği kolaylıkla tekrardan elde edilebilecektir. Bu durum belgelere giden paranın ciddi anlamda düşmesi ve başka kaynaklara yatırılması anlamına gelmektedir. E-imza, sağladığı düşük maliyet özelliği yanı sıra kurum ve kuruluşlarda iş gücünün de daha iyi yönetilmesi ve kullanımını da beraberinde getirecektir. Kayıt dışı ekonominin de kayıt altına alınması anlamına gelen bu oluşum bu durum söz konusu olunca Türkiye'ye büyük oranda mali bir getiri sağlayacak demektir.

E-imzanın sosyal boyutuna gelince karşımıza daha büyük ve acı bir gerçek çıkıyor. Şu tespit teknolojinin hızına yetişemiyoruz dediğimiz anda aslında perdenin arkasını da gözler önüne sermesi bakımından oldukça ilgi çekici ve acıklıdır: “ UNDP (Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı) İnsani Gelişmişlik Raporlarında da gündeme gelen BİT olanaklarına erişim eşitsizliği ile ilgili olarak, 1997 yılında, “Bilgi ve iletişim alanındaki fırsatlar, kaynaklar ve erişim dağılımında gittikçe artan bir eşitsizliğin bulunduğu, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında bilgi teknolojileri ve bağlantılı uçurumun giderek derinleştiği ve bilgi yoksulluğu olarak adlandırılan bir çeşit yeni yoksulluk ortaya çıktığı” BM tarafından açıkça ifade edilmiştir. BM, G8, OECD gibi uluslar arası oluşumların yanısıra, ulus devletler tarafından çeşitli tedbirlerin alınmaya çalışıldığı bu konuda sorun, aslında, maliyetin nasıl ve kimler tarafından karşılanacağına ilişkindir.”

“Bilgi kirlenmesi” ve “bilgi yoksulluğu” denilen kavramlar da elektronik oluşum süreçlerinin sosyal boyutunda gözler önüne serilmektedir. Hızlı bir teknolojik gelişmenin ortasında olan bireyler bu ani değişimlere ayak uydurmakta zorlanırken, dünyanın başka bölgelerinde insanlar hala açlık ve savaşlar yüzünden hayatlarını kaybetmektedirler. Hiç de adil olmayan ve gelişen ve gelişmekte olan Ülkerler arasında oluşan kutuplar arası dengesizliğin bir uçurum halini aldığı günümüzde, küresel ve eşit bir teknolojik gelişimin mümkün olmaması, gelişmiş ülkelere de zarar verecektir. Ürettiklerini satacak pazar bulamamaları da onların üretimlerine ket vuracaktır. Bilgi yoksulluğunun yanı sıra internet üzerinde denetimsiz bilgi akışı da önemli toplumsal sorunları beraberinde getirmektedir. Her türlü belge ve bilginin hukuk eksikliğinden kaynaklanan dolaşımı ve kimi zaman bireylerin yaşamlarında tamir edilmesi güç, özel hayatlarına müdahaleye ve tacize kadar varan boyuttaki kirlilik de teknolojinin getirdiği olumsuz sonuçlardır. Bu duruma çözüm e-imza olmamakla birlikte dünya üzerinde adil olmayan değişme gelişmelere karşı çözüm üretilmemesi bundan sonra olacak yeniliklerin de baltalanmayacağını nereden garanti edebilir ki?

Çarpıcı olan başka bir durum da gittikçe bilginin de kirlenmesi olmuştur. Günümüze kadar yazılı dokümanlar yoluyla bizlere aktarılan bilginin ana kaynak üzerinden değişimi ve kirletilmesi kolay kolay mümkün olmamakla birlikte, günümüzde internet kullanımında başkalarına göre biraz önde olan herhangi bir kişi o insanların bilgilerine ulaşıp, onların adına belge düzenleyebilmektedir. Sizin bilgilerinize ulaşılabilme olasılığının yüksek olması çeşitli kurum ve kuruluşların da bilgi ve belgelerine ulaşmanın olanaklı olduğunu gözler önüne sermektedir. Bu kirlenmenin ciddi boyutlara varmadan düzeltilmesi bizden sonraki nesillere daha güvenilir bir bilgi birikimi bırakılmasını sağlayabilir. E-imza hukuksal ve teknik alt yapısı tam olarak oluşturulduğu zaman insanların kişisel bilgilerine kendilerinden başka kimsenin ulaşamamasını sağlayacaktır. Bu da çevrimiçi karşılıklı yürütülen her paylaşımın iki taraf için de güvenilir ve reddedilemez olduğunu gösterecektir.

Sosyal boyutta bahsedilecek çok fazla sorun vardır. Tabii ki bu problemlerin asıl kaynağı dünya üzerinde ulus ve devletlerin bilgiye eşit uzaklıkta olmamasından kaynaklanmaktadır. Teknolojinin ve bununla birlikte teknik devletin oluşumunun ve yönetiminin kilit unsuru çalışmalarınızın korunumunu da gerekli kılmaktadır. Bunun için de her zaman bilgi adına bir adım önde olmanız gerekmektedir. Toplumsal manada tehdit oluşturabilecek bir durumun oluşması toplumun çözülmesine ve kargaşaya yol açabilecektir. Bütün bilgilerinizin yüklü olduğu bir sistemin ele geçirilmesinin ve sizin adınıza kullanılmasının oluşturacağı tehdidin boyutları hayal etmesi güç mali ve toplumsal yıkıma neden olacaktır.

E-imza bahsettiğimiz yeniliklerin güvenilirliğinin ve güvenliğinin kilit noktası olarak gözükmekle birlikte e-imza oluşturulması ve bunun da yasal bir çerçevede olması gerekliliği hukukun da e-imzaya kilit olduğunu gösterir. 5070 sayılı kanun çerçevesinde belirtilen her bir noktanın halka açıklanması ve en önemlisi halkın bu yasanın varlığından haberdar edilmesi çok önemli bir adımdır. Ancak Yasa'nın Açık Anahtar Alt Yapı Teknolojisi ve bu teknolojinin açılımı olan “sayısal imza”yı düzenlemeyi hedef alan yapısı özellikle kamuoyunda değişik yorumlara neden olabilecektir. Halkın yasanın bazı noktalarındaki eksikliklerin kullanılarak yanlış yönlendirilmesi kamuoyunda Yasa'ya karşı negatif bir tutum geliştirebilecektir. “ Ülkemizde de gerek devlet gerek özel sektör gerekse de silahlı kuvvetler açık anahtar alt yapı uygulamalarını kullanmakta bu konuyla ilgili AR-GE yatırımları yapılmakta ve bu uygulamanın etkin olacağı kullanım ve güvenlik alanları oluşturulmaktadır.”(7)

Hukuksal, sosyal ve teknik her türlü problemin çözülmesi bu sistemin uygulanması için tabii ki yeterli değildir. Toplumun eğitim düzeyinin ve bilgisayara erişim olanağının da eşit ve yaygın olması gerekmektedir. Bilgisayar okur-yazarı olmayan, bilgisayar kullanımını bilmeyen, teknolojiyi takip edemeyen bir toplumda sistemin uygulanması çok büyük problemleri de beraberinde getirecektir. Bu durum günümüzde bireylerin e-bireye dönüşmesine ve niteliklerinin eskiye oranla daha fazla olmasına neden olmuştur. Sanal ortamda işlemlerini gerçekleştirirken etkin olan bireyler toplumun da hızını ve potansiyelini de artıracaktır. Oy vermeden ticarete, sağlık, eğitim ve kamu kurum ve kuruluşlarında yapacağı işlemleri internet üzerinden de kolaylıkla yapabilecek bir birey yaratmak da eğitim siteminin yeniden düzenlenmesini gerektirmekte, yani toplumun tüm kesimine yayılacak bir bilgilendirme dönemi de e-imzaya geçiş sürecini de oldukça uzatmaktadır. Yapılacak olan, e-imzayı kısım kısım hayatımızda yer edecek şekilde düzenlemek ve toplumu da bu oluşuma yavaş yavaş hazırlamaktır. Teknolojik alt yapının da yeterliliğinin sorgulanması burada bir gerekliliktir. Bu işin mali boyutlarının araştırılması ve insanların teknolojiye eşit uzaklıkta olması sağlanmalıdır. Teknolojik alt yapının oluşturulması ile birlikte ulusal boyutta uyumluluk sorununun ortaya çıkmaması için oluşuma standart bir nitelik kazandırılmalı ve sistem tek elden organize edilmeli ve yönetilmelidir.

Sonuç olarak, elektronik ticaret, elektronik devlet, elektronik imza ve yüzyılın yükselen mükemmel değerleri… Bir gün bu oluşumların istesek de istemesek de içinde bulacağız kendimizi. Ama Mustafa Kemal Atatürk'ün Türk ulusuna vaat ettiği, çağdaş uygarlık düzeyini önceden kestirebilmek ve yarışta her zaman bir boy önde olmaktır. Hukuksal ve teknik açıklar kapatılmadan, gerekli kurumlar ve uzman personel ihtiyacı tam olarak giderilmeden bu kadar gelecek vaat eden oluşumları hayata geçirmek de büyük tehlikelere gebedir. Türkiye, akıllı kart kullanımının muhteşem bir hızla yaygınlık kazandığı bir ülke. Bu uygulamalar, teknik devlete giden yolu açacak gibi görünmektedir. Umarız, yap-bozun parçaları birleştiğinde yap-boz da parçalar kadar sağlam olur.

 

 

 

KAYNAKÇA

 

(1) www. e -imza.g e n.tr/t e mplat e s/r e siml e r/Fil e /arastirma_dosyalari/ E -IMZANIN_ TOPLUMSAL _ BOYUTU .doc

(2) www. e -imza.g e n.tr/t e mplat e s/r e siml e r/Fil e /arastirma_dosyalari/ E -IMZANIN_ TOPLUMSAL _ BOYUTU .doc

(3) www. e -imza.g e n.tr/t e mplat e s/r e siml e r/Fil e /arastirma_dosyalari/ E -IMZANIN_ TOPLUMSAL _ BOYUTU .doc

(4) www. e -imza.g e n.tr/t e mplat e s/r e siml e r/Fil e /arastirma_dosyalari/ E -IMZANIN_ TOPLUMSAL _ BOYUTU .doc

(5) www. e -imza.g e n.tr/t e mplat e s/r e siml e r/Fil e /arastirma_dosyalari/ E -IMZANIN_ TOPLUMSAL _ BOYUTU .doc

(6) www. e -imza.g e n.tr/t e mplat e s/r e siml e r/Fil e /arastirma_dosyalari/ E -IMZANIN_ TOPLUMSAL _ BOYUTU .doc

(7) www. e -imza.g e n.tr/t e mplat e s/r e siml e r/Fil e /arastirma_dosyalari/ E -IMZANIN_ TOPLUMSAL _ BOYUTU .doc

http://inet-tr.org.tr/inetconf7/oturumlar/odeme-sistemleri.doc

http://arsiv.hurriyetim.com.tr/ozel/turk/99/11/24/ozehab/25oze.htm

http://www.e-ticaretmerkezi.net/sss.php

http://www.po.metu.edu.tr/links/inf/css25/bolum1.html#18

http://www.turkpoint.com/e-yasam/mernise_akilli_kart_yolu_acildi.asp

http://www.milliyet.com.tr/2004/05/26/ekonomi/axeko02.html

www. e -imza.g e n.tr/t e mplat e s/r e siml e r/Fil e /arastirma_dosyalari/ E -IMZANIN_ TOPLUMSAL _ BOYUTU .doc

http://iibf.ogu.edu.tr/kongre/bildiriler/08-01.pdf

http://www.sigortacilik.gov.tr/02YD/21TSM/21.01-Kanun/Elektronik_Imza_Kanunu.doc

http://www.aydinlanma1923adk.itu.edu.tr/index.php?option=com_content&task=view&id=12&Itemid=30

 

    © Sercan ANGI