MAKALELER >

ELEKTRONİK PARA NEDİR? ELEKTRONİK PARANIN BENZERLERİNDEN AYRILAN YÖNLERİ VE MERKEZ BANKALARI - SUAT COŞKUN

ANA SAYFA
HAKKIMIZDA
MAKALELER
ATATÜRK
DUYURULAR
ETKİNLİKLER
BAĞLANTILAR
İLETİŞİM
 
 

ELEKTRONİK PARA NEDİR? ELEKTRONİK PARANIN BENZERLERİNDEN AYRILAN YÖNLERİ VE MERKEZ BANKALARI

 

Suat COŞKUN*

 

 

Değişimin kaçınılmaz hızı belki de yer yüzünde, daha önce hiç bu kadar hissedilir olmamıştı. Her geçen günün ardından biraz daha büyümüş ve ivmelenmiş olarak karşımıza çıkan yenileşmenin öncü kuvvetleri yani ‘'bilgi teknolojileri'' yaşam ortamlarımızı tarihin hiçbir döneminde bu kadar çabuk etkilemeyi başaramamıştı. İnsanoğlunun bu hızlı başkalaşma süreci karşısındaki kabullenişi ve teslimiyetçiliği şüphesiz nedensiz de değildir. En az enerji harcayarak en çok iş yapabilme prensibi üzerine kurulu olan bu biyolojik makine eline geçen her fırsatta kendi doğasının gereklerini en ufak bir tereddüt dahi göstermeden sosyal yaşantısına yansıtmaktadır. Aslında, gelişim neticesinde ortaya çıkan bu doğrudan kabulleniş kişilere bir dayatmadan çok alışkanlıkların şekil değiştirmesi biçiminde yansımaktadır.Gelin isterseniz bahsettiğimiz düşünce şeklini temel alan ve sözüne ettiğimiz bu yenileşme biçimini sınıflandıran ünlü düşünür Alvin Toffler'ın bu konu ile ilgili görüşlerine bir göz atalım.

A.TOFFlER üçüncü dalga felsefesini dile getiren eserinde,toplumların gelişimine paralel olarak, tarımsal üretimi birinci dalga ,sanayi üretimini ikinci dalga ve bilgi çağını ise üçüncü dalga olarak tanımlamıştır . (1) Tarımsal üretimde toprak,insan ve tohum önemli unsurlar olurken, sanayi üretiminde ise sermaye, makine ve emek önemli faktörler arasında yer almaktadır.Üçüncü dalga ekonomilerde her şeyi değiştiren olay ‘'bilginin''sermayenin ana unsuru haline gelmesidir. Bu doğrultuda tanımlanan üçüncü dalga unsuru zamanla köhneleşmiş alışkanlıklarımızı yıkarak bizlere yeni bir üretim ve buna bağlı olarak da farklı bir tüketim şeklinin kapılarını açtı. Bu yeni tip imal sisteminin bu gün gelip dayandığı nokta ise belki de insanoğlunun en eski usullerinden biri olan fiziki değerler sisteminin (yani gerçek paranın) tedavülden kaldırılması fikridir. Peki yüzyıllardır değişim ve değer saklama aracı olarak kullandığımız fiziki para yerini nasıl bir unsura bırakacak?

Son yıllarda hızlı bir gelişim gösteren bilişim teknolojileri hayatın her alanında etkinliğini arttırdığı gibi para üzerindeki tesirini de hissettirmiştir. Özellikle son zamanlarda ödemeler sisteminde yaygın olarak kabul gören elektronik alandaki gelişmeler yeni nesil bir ödeme aracının yani elektronik paranın doğmasına sebep olmuştur. (2) Elektronik para dendiğinde, çip kart ( somut ) veya bilgisayara ( virtüel ) kopyalanabilen ve ödeme vasıtası olarak kabul edilen bir para birimi anlaşılmaktadır. Diğer bir ifade ile elektronik para, internet üzerinden para transferini mümkün kılan ödeme sistemlerine verilen isimdir. Başka bir tanıma göre ise; elektronik para veya elektronik madeni para, fiziki olarak mevcut olmayan, aksine elektronik formdaki, bir para değerine sahip olan dijital datalardır. E-paranın sözcük karşılığı kısmen de olsa tanımlandıktan sonra sıra bu yeni değer saklama sisteminin sürekliliğinin ve alışılabilirliliğinin nasıl sağlanacağı konusuna geldi. Elektronik paranın günlük hayata uyumun sağlanabilmesi ve fiziksel paranın yerini alabilmesi için aşağıdaki şu koşulların elektronik para tarafından kullanıcılarına sağlanması gerekir:

(3) - Offline İşlerlik: Para kullanılmak istendiğinde, bu anda herhangi bir merkezi bilgisayar ile ( örneğin; bir bankanın server'ı ile ) bağlantı kurmaya gerek olmamalıdır.

- Kullanıcı Memnuniyeti: Ödemelerin kolaylıkla yapılabilmesi gerekir ve bunu yapmak için özel bir bilgiye ( uzmanlık bilgisine ) ihtiyaç olmamalıdır.

- Güvenlik: Ödeme yapmak veya yapılan ödemeyi kabul etme işlemlerinin, üçüncü kişilerin müdahalesine karşı güvenli olması.

- Gider Avantajı: Nakit para ile yapılan ödemelerle karşılaştırıldığında, elektronik

para ile yapılan ödemeler ek giderlere yol açmamalıdır.

-Güvenilirlik/İşlemin Takip Edilememesi: İşlemin izlenebilirliğinin önüne geçilmesi. Nakit para da olduğu gibi; hiç kimse kimin, hangi para birimini, ne zaman ve nerede harcadığını tespit edememelidir.

Yukarıda sözüne ettiğimiz unsurları içinde bulundurmayı başaran bir takas aracı hiç şüphesiz bizlerin köhne alışkanlıklarını ortadan kaldırmayı başaracaktır. Bununla birlikte giriş bölümümüzü tamamladığımıza göre artık konunun ayrıntılarına girebiliriz.

Elektronik Parayı Diğer Ödeme Araçlarından Ayıran Yönler

Para'nın tarihsel süreci dikkatle incelendiğinde sanırım araştırmacıların gözüne çarpacak ilk öğe paranın ‘'hemen kabul edilebilirlik özelliği'' olacaktır. Takas aracı olarak yararlanılan bu olgu kullanıma sunulduğu her coğrafyayı kolaylıkla etkisi altına alabilmiştir. Elbette bu durumu açıklayabilecek farklı sosyolojik nedenler olacaktır ancak bizim konu ile alakadar olduğumuz nokta, daha çok olayın sosyoekonomik boyutudur. Paranın kişilerin gelecekte yapacakları tüketimler için servetlerini daha rahat aktarabilme olanağı sağlaması bunun dışında mal, hizmet ve varlıkların değerini belirlemede ortak bir unsur olarak kabul görmesi sözünü ettiğimiz adaptasyon evrelerinin kısa sürmesinin başlıca nedenleri olarak gösterilebilir Ancak bizlerin sayısal paradan ilk etaptaki beklentimiz sadece değişim aracı olarak kullanılabilmesidir. Çünkü değişim aracı olabilme fonksiyonlarını yerine getiremeyen bir mübadele aracından diğer fonksiyonlarını da yerine getirmesini bekleyemezsiniz.

E-paranın benzerlerinden ayırt edilebilmesini sağlayan en büyük özelliği kuşkusuz içerdiği teknik unsurlardır. Geleneksel para kullanımında müşteri veya satıcı aralarındaki eylemi gerçekleştirmek için 3. bir kurum veya kuruluşa ihtiyaç duymaz; ancak elektronik para kullanımında alıcı ve satıcı bir fon transferine lüzum duyduğu için bu gereksinimlerini karşılayacak bir işletmeye gereklilik duyarlar. E-para işlemleri sayısal ortamda geçekleştirildiği için herhangi bir bilinmezlik söz konusu olamaz, para akışı kolaylıkla kontrol altında tutulup kaydedilebilir. İşlemlerin sayısal ortamda gerçekleştiriliyor olması elbette mevcut düzen içerisinde diğer ödeme sistemlerine nazaran daha çok güvenlik gereksinimine vurgu yapacaktır. Ancak bu durum e-para projesi kavramında ciddi bir boşluk yahut bir dezavantaj değildir, aksine emniyetin bu kadar ön planda tutuluyor olması projeye kullanıcılar tarafından duyulan itimadı arttıracaktır. Yalnız tam bu hususta şu noktaya vurgu yapmakta büyük yarar görüyorum. Sözünü ettiğimiz konu ile ilgili güven mevzusunda yüzde yüz güvenilirlik beklenmesi şu an için gerçekçi bir yaklaşım olarak değerlendirilemez. Konu ile ilgili, son olarak sizlere bahsetmek istediğim husus e-paranın en önemli ayırt edici yanlarından biri olan fiziki para gibi sürekli dolaşıyor olmamasıdır. Nasıl mı? Şöyle: (4) kapalı dolaşım siteminde e-paranın kullanılmasında; alıcı firma (A) ödemeyi gerçekleştirmek için e-parayı satıcı firmaya transfer eder. Sattığı mal karşılığı kendisine e-para transfer edilen firma (B) transfer edilen e-parayı mutlaka çıkarıcı kuruma teslim eder. Sonuçta her bir yeni ödemede e-para çıkarılır, alıcı A firması üzerinde bir e-para oluşumu ve satıcı B firması üzerinde bir e-para yok edimi, A ile B arasındaki ödemeyi belirler. Bu yapı, kapalı dolaşım sisteminde yer alan üç kutuplu ödeme yapısıdır. Elektronik parayı diğer ödeme sistemlerinden ayırt eden hususları belirttikten sonra, son olarak genel bir değerlendirme yapıp diye biliriz ki: (5) Elektronik ödeme sistemlerinin sahip olması gereken özellikler; tanımlanabilirlik, ölçeklenirlik, tutarlılık, birlikte işlerlik, hassaslık, güvenilirlik, dayanıklılık, değişim maliyetinin düşük olması şeklinde sıralanabilir.

Elektronik Paranın Avantajları ve Dezavantajları

20 milyar 306 milyon 546 bin 47 dolar. Bu rakam geçmiş yıllarda Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanları Kurulu tarafından yapılan incelemeler neticesinde saptanan ve 4.5 yıllık bir süre zarfında devletten kaçırılan vergi miktarını belirtmektedir. (6) Hesap Uzmanları, 2002 yılı başından, 31 Mayıs 2006 tarihine kadar geçen dönemde 9 bin 93 adet vergi incelemesi yaptı. Bu incelemelerde de, mükelleflerin vergi idaresine 24 milyar 152 milyon 229 bin YTL gelir beyan ettiği, buna karşılık 27 milyar 847 milyon 260 bin YTL'lik gelirin devletten kaçırıldığı ortaya çıktı. Denetimden geçen mükelleflerin gerçekte 51 milyar 999 milyon 490 bin YTL olan gelirlerinin sadece 24 milyar 152 milyon 229 bin YTL'sinin vergisini ödemesi, sadece bu mükellefler nezdinde bile devleti milyarlarca YTL'lik vergi kaybı ile karşı karşıya bıraktı. Uzmanlarının 4,5 yıllık denetimlerinde her 100 YTL'lik kazancın 46,5 YTL'sinin vergisinin verildiği, 53,5 YTL'nin ise kaçırıldığı gözler önüne serildi. Takdir edersiniz ki bu rakamlar sadece incelemeleri yapılan kurum ve kuruluşlar üzerinden bizlere bildirimi yapılan sayısal değerlerdir. Yani tabiri caiz ise bu durum buzdağının sadece görünen kısmıdır.Gerçekte ise tahmin edilen rakam bu sayının çok üzerindedir. Bugün ülkemizin birkaç milyar dolar uğruna IMF ve Dünya Bankası kapılarında el pençe divan durduğunu düşünürsek sözü edilen kaçakçılığın boyutlarını zannederim ki çok daha iyi kavramış olacağız.

Devletin varlığını ve sürekliliğini sağlayabilmesi için mutlak gerekli olan vergilendirme sisteminin bu derece yozlaşmış ve yıpratılmış olması elbette bizleri bu durumu tersine çevirecek yeni arayışlar içerisine itmiştir. İşte tam bu noktada sıkıntılarımızı büsbütün olmasa da büyük ölçüde ortadan kaldıracak teknolojinin bütün nimetlerinden faydalanan yeni bir vergilendirme sisteminin temellerini oluşturacak bir düşünce ‘'elektronik para'' fikri ortaya çıkmıştır. Bu düşünce sistemi ile birlikte devletten kaçırılan vergi miktarında büyük azalmalar olacağı ön görülse de sistemin yaşantımıza kazandıracağı unsurlar sadece bu konu ile sınırlı kalmamaktadır. Peki e-paranın yaşantımıza katacağı diğer öğeler nelerdir?

•  (7) Gün boyunca yapılan işlemler sırasında gecikmiş veya hatalı ödemeler nedeniyle doğabilecek finanssal riskleri azaltması veya ortadan kaldırması.

•  Çeşitli ödeme olanakları sağlaması ve ödemelerin yüz yüze yapılması zorunluluğunu ortadan kaldırması. Kişinin ödeme yerinde bulunması zorunluluğunun ortadan kalkması ise tüketicilerin daha çeşitli ve çok miktarda alım yapması veya yaptıkları alımla ilgili ödemelerini zamanında yapmalarını sağlar.

•  E-paranın, kişiler dışında, e-para kullanan ve ödemelerde e-para kabul eden kuruluşlara da çeşitli avantajlar sağlar. Kişilerin zamanında ödeme yapmasını kolaylaştırması nedeniyle, alacaklarını kolay tahsil edebilmeleri bu avantajların başında gelmektedir. Böylece, geç ödemeler sonucu doğabilecek nakit akım sıkıntılarını aza indirmek mümkün olacaktır. Ayrıca, gerekli düzenlemelerin yapılmasını takiben, kuruluşların vergi, sigorta veya gümrük ödemeleri gibi yasal yükümlülüklerini de yerine getirmelerinde kolaylık sağlayacak ve bu ödemelerin zamanında yapılmasını kolaylaştıracaktır.

•  E-para kullanımı, gerekli düzenlemelerin yapılması ile kamuya da yararlı olacaktır. Vergi ve gümrük girdiler gibi yasal yükümlülüklerin sıra veya benzeri geciktirici etkenler nedeniyle geç tahsili e-para kullanımı sayesinde ortadan kaldırılabilir ve bu şekilde elde edilecek gelir arttırılabilir.

•  (8) Bir akıllı kart sayesinde tüketiciler seyahatlerinde değişik ülke paralarını taşıyabilmektedirler. Ayrıca bu kart, kredi kartı ve banka kartı fonksiyonlarını da yerine getirdiğinden para taşıma zorunluluğu ortadan kalkmaktadır.

•  (9) Kullanım ömrü açısından da e-para diğer ödeme araçlarına göre daha uzun ömürlüdür. Belleğinde saklanabilen kişisel bilgiler dolayısıyla bu kartların kimlik belgesi olarak kullanılabilmesi de bir diğer avantajını oluşturmaktadır

•  E-para sayesinde kişiler, cüzdan taşımadan, bozuk para taşıma güçlüğü yaşamadan ve zaman kaybına uğramadan işlemlerini veya ödemelerini gerçekleştirebilirler

•  Akıllı kartlara para yüklenebilmesi dolayısıyla, kredi kartıyla yapılamayan küçük meblağlı alışverişler yapılabilir.

•  ATM aracılığıyla para yüklenebilmesi sayesinde kişiler banknot ve madenlerle temasa geçmeden paralarının harcayabilirler. Böylece nakit paranın dezavantajı olan nakdin kirlenmesi ve belli aralıklarla yeniden basılması maliyeti ortadan kalkmış olmaktadır.

•  Bankalar açısından da daha az şube bağımlılığı sağlar.

•  (10) Elektronik paranın ekonomik olarak yaygın kullanımı teknolojik alanda da bazı avantajlar sağlar. Bunlar; işlem başına düşük maliyetle hızlı ve güvenilir ağ iletişimi, bilgisayar çip kartlarının kitle halinde üretimine izin veren daha iyi bilgisayar teknolojisi ve sahtekarlığı önleyerek gizliliği garanti etmeye yardım etmek için güçlü kamusal şifrelemedir.

E-paranın yukarıda sıraladığımız yararlı unsurları dışında bizler açısından dezavantaj olarak nitelendirilebilecek bazı hususları da vardır. Sözü edilen bu unsurları da şöyle sıralayabiliriz:

•  (11) E-paranın çalınması yada yasa dışı olarak kullanılması sonucu oluşacak finanssal kayıp e-para açısından bir dezavantaj oluşturur.

•  Kullanılan bilgisayar ağlarına yasal olmayacak şekilde ulaşılması yoluyla e-paranın bir kısmının yada tamamının çalınması veya bilgisayar sisteminin çalışmasını durduracak yada hatalı çalışmasına neden olacak virüs ve benzeri programların sisteme girmesi, işlemlerin hatalı yapılmasına yada hiç yapılamamasına neden olması da söz konusu olabilecek bir başka risktir.

•  Elektrik kesintisi, hat yetersizliği vb. eksiklikler durumunda sistemin çalışamaması ya da geçici olarak çökmesi e-paranın kullanılamamasına ve ödemelerin istenildiği an yapılamamasına neden olabilir.

•  E-para çeşitlerinin birçoğunun anonim olma özelliğini taşımamasından dolayı kişisel gizlilik prensibinin e-parayla yapılacak harcama sonucu ihlal edilmesi söz konusu olabilir.

•  Akıllı kartlar önündeki en büyük engel ise yüksek maliyetleridir

•  Hukuki olarak da, alacaklı tarafın e-para ile yapılan ödemeyi kabul etmemesi durumunda ödemenin gerçekleşmemiş olması seklinde bir dezavantaj doğabilir.

Elektronik para kullanımı neticesinde ortaya çıkacak olumlu ve olumsuz koşullara değindiğimize göre şimdi de gelin isterseniz bu koşulların Merkez Bankaları üzerinde oluşturacağı etkileri mercek altına alalım.

Elektronik Paranın Merkez Bankaları üzerine etkileri

Ünlü iktisatçı Paul A.Samuelson merkez bankacılığını ateş ve tekerlek ile birlikte, tarihte meydana gelen üç önemli buluştan birisi olarak nitelemektedir.Günümüzde tüm dünyadaki Merkez bankalarının sayısının 170'in üzerinde olduğunu düşünürsek bu görüşün doğruluk derecesinin ne kadar kuvvetli olduğunu anlamış oluruz. Merkez bankaları bu gün bayrak, marş gibi devletler için bağımsızlık sembolü olan unsurların yanında yerini almaktadır ve bağımsızlığını ilan eden her yeni ulus beraberinde kendi milli bankasını da oluşturmaktadır.Peki milli bankaların vazifeleri nelerdir?

(12) Merkez bankalarının temel görevinin ne olması gerektiği konusunda, son 20-30 yıldır yapılan araştırmaların sonucunda elde edilen teorik ve ampirik bulgular neticesinde, ekonomistler arasında merkez bankalarının temel görevinin fiyat istikrarını sağlamak olması konusunda bir uzlaşma oluşmuştur. Elbette bu düşünce günümüz dünyasında oluşan yeni iktisadi yapının doğurduğu bir kanaattir. Halbuki merkez bankalarının gelişim süreci incelendiğinde durumun bu gün vardığımız yargıdan biraz daha farklı olduğu görülüyor. Merkez bankaları, başlangıçta, kâr amacı gütmeyen kamu kuruluşlarından ziyade, özel ticari bankalar olarak ortaya çıkmışlardır. Merkez bankalarının ortaya çıkmasında bir yandan ticari motiveler rol oynarken, diğer yandan da devletin özellikle savaşlar esnasında kamunun finansmanı amacıyla çok fazla kağıt para basarak aşırı enflasyona yol açmaları nedeniyle, bir ölçüde devletten bağımsız, metaya (örneğin altın) çevrilebilir banknotlar ihraç eden güvenilir kuruluşlara ihtiyaç olmuştur. Banknot ihraç eden ilk bankalara on yedinci yüzyılın ikinci yarısında rastlanmıştır. 1661 yılında Stockholm Bankası ilk banknotu ihraç etmiş ise de geçerlilik süresi oldukça kısa olmuştur. Daha sonra 1668'de İsveç Devlet Bankası (Riksbank) merkez bankası nitelikleri ile piyasaya para çıkarmıştır. Ancak, gerçek anlamda merkez bankacılığı çok daha sonra, 18. yüzyılda üç önemli fonksiyonu içerecek şekilde ortaya çıkmıştır. Bu üç önemli fonksiyon; (i) devletin bankası olmak, (ii) banknot ihraç tekeline sahip olmak,(iii) likiditenin son mercii fonksiyonuna sahip olmak olarak sıralanabilir. Bu çerçevede, gerçek anlamda ilk merkez bankası 1694 yılında kurulan İngiltere Merkez Bankası (Bank of England)'dır . İngiltere Merkez Bankası 1844 yılında kağıt para ihraç tekeline kavuşmuş, 1870 yılında da likiditeninson mercii fonksiyonunu üstlenmiştir. 1844 tarihinde çıkarılan Peel Kanunuyla yeniden düzenlenen bu banka, merkez bankacılığı tekniğini ve ilkelerini geliştirmiş, banknot ihracı ve devletin bankerliğini yapmak suretiyle diğer bankalara göre sağladığı ayrıcalıklı durum, onun bankaların bankası haline gelmesine neden olmuştur. Ancak bugün vardığımız nokta kimi çevreler tarafından merkez bankalarının sonunun geldiği yönünde yorumlanmaktadır. Bu durum ülkeler arası ekonomik ilişkiler bağlamında ele alındığında oluşturulan yeni değer biçiminin evrensel bir nitelik taşıyacağını vurgulamaktadır. Yani merkez bankası ile birlikte milli paraların da yok olacağı anlatılmak istenmektedir.

Oluşturulmak istenen küresel ekonomi çemberi içerisinde en az devlet ilkesini temel alarak hareket eden bazı çevreler liberal düşünce sistemlerini Merkez Bankalarının varoluş nedenleri üzerine de yansıtarak oluşturulmak istenen yeni ödeme sisteminde para çıkarma yetkisinin devlete ait bir bankanın yerine özel kurumlara devredilmesini hararetle savunmaktadırlar. Yine bu tür söylemlerin etkisinde kalarak Merkez Bankalarının ekonomik alandaki rolünün müdahaleci değil sadece denetleyici olması gerektiğini vurgulamaktadırlar. Hatta bu görüşlerini o kadar içselleştirmişlerdir ki AB Merkez Bankası konu ile ilgili bir taslak metin bile hazırlamıştır. İşte bu metnin maddeleri:

- (13) Elektronik para açıkça tanımlanmalı, tek amaçlı ve sınırlı amaçlı ön ödeme kartlarından ayırt edilmeli.

-Elektronik para ihracı açık yasal düzenlemelere, teknik güvenliğe, kötü kullanıma karşı yasal korumaya ve istatistiksel raporlamaya tabi olmalı.

-Elektronik para ihraç edenler ciddi bir gözetim sürecine dahil edilmeli.

-İlgili tarafların (elektronik para ihraç edenler, müşteriler, satıcılar ve sistem işleticileri) hak ve sorumlulukları açıkça belirlenmeli ve yasal güvence altına alınmalı.

-Elektronik para ihraç edenler, sahtekarlığı önleyecek yeterli teknik, organizasyonel ve prosedürel özelliklerle donatılmalı.

-Elektronik para ihraç edenler, kara paranın aklanması gibi suç unsurlarına karşı önlemler almalı.

-Elektronik para ihraç edenler merkez bankalarına para politikalarını yürütmelerine yardımcı olacak her türlü bilgiyi düzenli olarak raporlamalı.

-Elektronik para ihraç edenler, müşterilerine, istedikleri zaman, elektronik paradan merkez bankası parasına (banknot) dönüşüm imkanı sağlayabilmeli.

-Elektronik para ihraç edenlere zorunlu karşılık bulundurma yükümlülüğü getirilmeli.

Yukarıdaki metinden de kolaylıkla anlaşılacağı gibi ilk aşamada amaç Merkez Bankalarını ortadan kaldırmak değil ülke ekonomisi üzerindeki etkinliğini azaltarak pasivize etmektir. Bugün bile sahip olduğu büyük güce rağmen küreselleşen sermaye karşısında denetim fonksiyonunu devreye sokmakta büyük güçlükler çeken milli bankaların önemli yetkileri ellerinden alındığında bu denetleyici görevlerini nasıl sürdüreceği inanın ciddi bir merak konusudur. Liberalizmin temel mantığı ‘'bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler'' ile hareket eden kimi çevreler daha öncede değindiğimiz ulusal bağımsızlığın simgelerini ekonomiden soyutlayarak barındırdıkları çok uluslu şirketlere tabiri caiz ise diledikleri gibi at koşturabilecekleri alanlar yaratmaya çalışmaktadırlar. Ülkemiz için hayati öneme sahip böyle kapsamlı bir projenin yanlış yönlere çekilerek art niyetli yaklaşımlar tarafından güdümlenmesini mutlak suretle önlemeli ve tam bağımsız bir Türkiye için kararlı ve ciddi tutumumuzdan ödün vermeyerek mücadele etmeliyiz.

 

Dipnotlar:

*Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Lisans Öğrencisi

 

KAYNAKÇA

 

(1) KÜÇÜK, Erdoğan KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ MERKEZ BANKASI

(2) Keser Berber, Leyla; İnternet Üzerinden Yapılan İşlemlerde Elektronik Para ve Dijital İmza, Yetkin Yayınevi, Ankara 2002.

(3) A.g.e Keser Berber, Leyla

(4) KOÇ ,Asuman Yüksek Lisans Tezi (Piffaretti,Nadia;1998,A.Theoretical Approach to Electronic Money , University of Fribrourg ,Working Papers ,N,302,Feburary)

(5) Misar,Santosh K.,Rajshektar,G.Javalgi ve diğerleri;2004,''Global Electronic Money and Releated Issues ‘'Review of Business

http//www.findarticles.com/p/articles/mi_go2233/is_200403/ai_n6545665,26.10.2005

(6) www. kumasci.com/Formlar/HaberGoster.aspx?id= 9 14 - 33k

(7) Tuncer,Pelin N.;2004;''Elektronik Paranın Banknot Basımına Olası Etkileri ,''(Uzmanlık Yeterlilik Tezi),Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası .,Emisyon Genel Müdürlüğü, Ankara.

(8) KOÇ ,Asuman Yüksek Lisans Tezi: ELEKTRON İ K PARA VE PARA POL İ T İ KASI

ÜZER İ NDEKİ ETK İ LER İ (Günver, Osman R.ve C.Murat Baykal;2000''E-Money,''.TCMB Bülten Lira Dergisi,Ekim25-27

(9) A.g.e (Günver, Osman R.ve C.Murat Baykal;2000''E-Money,''.TCMB Bülten Lira Dergisi)

(10) Departmant of Justice Canada ; 1998 ‘'Electronic Money Laundering:An Environmental Scan ,''Solicitar General Canada.

(11) Tuncer,Pelin N.;2004;''Elektronik Paranın Banknot Basımına Olası Etkileri ,''(Uzmanlık Yeterlilik Tezi),Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası .,Emisyon Genel Müdürlüğü, Ankara (syf:41)

(12) Önder,Timur PARA POL İ T İ KASI: ARAÇLARI, AMAÇLARI VE TÜRK İ YE

UYGULAMASI Uzmanlık Yeterlilik Tezi syf(9-10)

(13) http://arsiv.hurriyetim.com.tr/ozel/turk/99/11/24/ozehab/04oze.htm

 

Yararlanılan Diğer Kaynaklar

 

1) http://www.kobifinans.com.tr/bilgi_merkezi/020904/8654

2) http://www.e-ticaret.gov.tr/raporlar/finans.htm

3)http://216.239.59.104/search?q=cache:agC38hvHmI4J:iibf.kou.edu.tr/iyumusak/yumusakeraslan.doc+

elektronik+paran%C4%B1n+merkez+bankas%C4%B1+%C3%BCzerine+etkisi&hl=tr&gl=tr&ct=clnk&cd=1

4) YENİ EKONOMİNİN PARA POLİTİKALARI ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ Yrd. Doç. Dr.İbrahim Güran Yumuşak Kocaeli Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü

5) ELEKTRON İ K PARA VE MERKEZ BANKACILI Ğ I Ş ule Ş ENEL TABAK

Uzmanlık Yeterlilik Tezi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Piyasalar Genel Müdürlüğü Ankara, Temmuz 2002

 

 

    © Sercan ANGI