MAKALELER >

ELEKTRONİK TİCARET - EMRE BARLAS

ANA SAYFA
HAKKIMIZDA
MAKALELER
ATATÜRK
DUYURULAR
ETKİNLİKLER
BAĞLANTILAR
İLETİŞİM
 
 

ELEKTRONİK TİCARET

 

Emre BARLAS

 

 

----E-ticaret Nedir?

E-ticareti birçok yolla tanımlayabiliriz. E-ticaret hem belirli malların ya da servislerin elektronik iletişim kanalları ile veya ilgili teknolojiler(akıllı kart-smart card-EFT-POS terminalleri-faks gibi) kullanılarak satılması hem de internet üzerinden para transferleri sonucu gerçekleştirilen alışverişe verilen ortak isimdir. Elektronik ticaret kavramı, her ne kadar önceleri insanlar e-postalar ile haberleşerek ticaret yapsalar da, internetten para transferinin güvenilirliğinin artmasıyla kişilerin ve şirketlerin bu alana yönelmesi sayesinde dünyada 1990'lardan Türkiye'de 1997'den başlayarak oluşan bir kavramdır. İnsanlar artık yemeklerini, kitaplarını, otobüs biletlerini, hatta pazar alışverişlerini bile internetten yapmaktadırlar. Bunlar da e-ticarete örnek olarak verilebilinir. Yani elektronik ticaret dediğimiz kavram aslında sadece büyük şirketlerin aralarında yaptığı büyük çaplı anlaşmaları değil halkın internet ortamında yaptığı alışverişleri de kapsamaktadır.

-E-ticaretin Geleceği

Telefon ve faks 1997 yılında e-ticaretin % 51'ini, internet ise %15'ini kapsarken 2000 yılında roller değişmiş hatta 2006 yılında tahmini dağılım %79 internet %10 telefon şeklinde olmuştur. E-ticaretin geleceğinin parlak olmasının nedenlerinden biri ise KOBİ'lerin ve onlara oranla daha büyük çaplı şirketlerin sanal ortamda eşit imkânlara sahip olmasıdır. Bunu şöyle açıklayabiliriz: KOBİ'lerin pazara uzaklık, bilgi eksikliği ve talebe uygun üretim yapılamayışı gibi dezavantajlardan e-ticaret sayesinde herkesin eşit hizada konumlanmasıyla oluşacak fırsat eşitliği sonucu kurtulabileceği açıktır. Bu da az da olsa şu andaki dengesiz ve acımasız ekonomi dünyasındaki pergeli biraz daha küçültebilir.

----E-ticarette Güvenlik

Elektronik ticarette alıcı ve satıcı birbirlerini görmeksizin iş yaptıklarından karşılıklı olarak güvenin sağlanması için belirli güvenlik ağlarına başvurulmaktadır. Bunların en yaygın olanı SSL ve SET'tir:

SSL-SET

Sanal Mağazaya müşterilerin güvenli erişimi için, SLL standardı kullanılmaktadır. Satıcı firma, bir onay kurumundan aldığı elektronik web sitesi kimliği ile mağazasının sanal dünyadaki kaydını gerçekleştirmektedir. Müşteri ile satıcı firma arasındaki iletişimde güvenliği sağlayan SLL; internette ulaşılan adresin gerçekten aranan mağaza olup olmadığını kontrol etmekte ve bilgilerin şifrelenerek gönderilmesini sağlamaktadır.

Satıcı firma ile banka arasındaki iletişimin güvenliği ise SET protokolü ile gerçekleştirilmektedir. Müşteriden SLL ile alınan ödeme bilgileri (kredi kartı), satıcı firma tarafından bankaya SET protokolü ile şifrelenerek gönderilmektedir. Banka, müşterinin hesabının uygun olması durumunda, alışverişini onaylamakta ve provizyon bilgisini satıcı firmaya göndermektedir. Satıcı firma, müşterisine siparişin tamamlandığını bildirdikten sonra bankaya bağlanarak alışveriş tutarını hesabına aktarmaktadır. Ülkemizde kitap, kaset, CD, çiçek, elektronik, giyim, bilgisayar, gıda, vb. ürünlerin internette doğrudan müşteriye satışını yapan sanal mağaza sayısı 250'yi aşmıştır (*).

SSL "Netscape" firması tarafından geliştirilmiş bir program katmanıdır. Web browser dediğimiz internet explorer veya apache tarzı sunuculara yüklenir ve bunlar güvenli erişime uygun hale gelir. SSL (Secure Sockets Layer) basit anlamıyla bilgi alan ve gönderen iki bilgisayar arasında doğrulama mekanizması kurar. SSL kullanıldığında bilginin yanlış bilgisayardan alınma ya da yanlış bilgisayara taşınma ihtimali çok düşüktür.

Diğer bir protokol ise SET( Secure Electronic Transaction )'dir. SET'in amacı e-ticaret ile alışveriş yaparken sizin kredi kartı bilgilerinizin kimse tarafından görülememesidir.

E-ticarette güvenlikte dijital imzanın rolü küçümsenemez. Dijital imza günlük hayatta kullanılan imzalarda olduğu gibi sanal ortamda bilginin kime ait olduğunu belirlemeye yarar. Birinin dijital imza sahibi olması için dijital sertifikalar kullanılır. Gönderdiğiniz veriyi imzalamak için kendinize ait bir dijital sertifikanız bulunmalıdır. Ve bu sertifika size özel olmalıdır. Dijital imzaların 3 ana unsuru vardır. Öncelikle dijital imza tanır, bilgi bütünlüğünü korur ve bu ikisinin sonucu olarak da inkârı çift taraflı olanaksız kılar. Bunu açıklarsak, belirli bir imza tarafından onaylanan bir doküman üzerinde o imzaya sahip kişiler hariç kimse oynayamaz. Dijital imza bunu döküman imzalandıktan sonra onun özünü (hash) kaydederek sağlar. Böylece veriler bir yerden bir yere taşındıktan sonra ne bilgiyi imzalayan gönderici mesajı gönderdiğini inkâr edebilir, ne de alıcı mesajı almadığını iddia edebilir. Dijital imza aslında SET ve SSL'i birlikte kullanmamızı sağlayan bir protokoldür.

Kredi Kartı Sahiplerine Uzmanlardan Öneriler


• Alışveriş yaptığınız sayfanın güvenilir olduğunu anlamanın en kesin yolu, kredi kartınızla ilgili bilgileri gireceğiniz sayfanın Internet adresindeki "http" nin "https" ye dönüşmesidir. Bu dönüşüm firmanın sanal mağazasının bulunduğu sitenin SSL güvenlik protokolünü kullandığını gösterir.

• İnternet üzerinde sanal alışveriş hizmeti veren firmalar, sanal alışverişin güvenliğini sağlayan standartlar ve teknolojiler kullanmaktadır. İnternet tarayıcınızın Explorer veya Netscape olmasına bağlı olarak kilit ikonu kilitlenmiş ve anahtar ikonunun kırık olmadığı sayfalar güvenli sayfalardır. Fakat bu durum tarayıcı sürümlerine göre ve sertifikanın alındığı sertifikasyon kurumuna göre değişiklik gösterebilir.

• Güvenilir ve isim sahibi sitelerden yaptığınız alışverişlerinizde güvenlik açısından bir problem çıkması ihtimali çok düşüktür. Tanımadığınız veya güvenliğinden emin olmadığınız bir siteden alışveriş yapmanız gerekiyorsa limiti düşük bir kredi kartı kullanınız.

• Satın aldığınız ürün ile ilgili teslim tarihi, ilave ücretler, garanti koşulları gibi detaylara çok dikkat ediniz.

• Satın alma işleminizin bittiğini belirten mesajı yazıcıdan çıkartarak saklayınız.

• Kredi kartı hesap özetlerinizi dikkatle inceleyiniz, şüphe duyduğunuz bir harcamayı bankanıza bildiriniz ve takip ediniz.

----Dünya'da E-ticaret

Dünyada e-ticaret Türkiye'dekine göre daha hızlı gelişmiştir. Bunun nedenleri ilerleyen başlıkta incelenmiştir.

Dünya e-ticaret hacminin büyük bir kısmını Kuzey Amerika, Avrupa ve Uzakdoğu-Pasifik ülkeleri (Japonya, Çin, Singapur Avustralya-Yeni Zelanda) oluşturmaktadır. E-ticaret hacmi doğumundan bu yana katlanarak artış göstermiştir. 1997 yılındaki tahminler 2005 yılında e-ticaret hacminin 1 trilyonu bulacağı yönündeydi, fakat 2005 yılında bu rakam 19 trilyondu.

 

 

Dünyadaki toplam e-ticaret hacminin yıllara göre dağılımı

 

Hacim

Yıllar

47 Milyar dolar

1998

133 Milyar dolar

1999

327 Milyar dolar

2000

574 Milyar dolar

2001

1.1 Trilyon dolar

2002

2.7 Trilyon dolar

2003

7.3 Trilyon dolar

2004

Tablo 1: Dünyadaki toplam e-ticaret hacminin yıllara göre dağılımı

(Kaynak: gartner.com)

 

Dünyada e-ticaret oluşumuna baktığımızda küçük birkaç site deneyiminden sonra bir iki yıl içerisinde devleşen ‘Amazon.com' ‘Dixons' gibi şirketler başı çekmektedir. Tabiiki bu ülkelerde e-ticaret sadece devleşen şirketlerle değil devletlerin bu yöntemi benimsemesi ile gelişmiştir. E-ticaretin oluşturacağı istihdam ve düşük maliyetler öngörülmüş bu nedenle gerekli yasalar çıkarılmış ve teşvik uygulamaları devletler tarafından yapılmıştır. Ayrıca bu ülkelerde e-ticaretin günlük yaşama girmesinden çok daha önemlisi, devlet politikalarının, özellikle de ekonomik faaliyetlerle ilgili olan programları uygulayanların, e-ticaretin ekonomik büyüme anlamındaki değerini algılamış olmalarıdır.

Ekonomideki köklü değişimler her zaman enflasyona neden olur yargısını yerle bir eden e-ticaret tam tersine yakalanan üretim, pazarlama ve istihdam verimliliği ile enflasyonu azaltıcı yönde bir etki yapar.

----Türkiye'de e-ticaret

Ülkemizde de, 1998'den sonra, bazı büyük alışveriş merkezleri internet üzerinde

satış mağazaları açmışlar, ayrıca kurumlara ve bireysel girişimcilere elektronik dükkân (e-dükkân) kiralayan servis sağlayıcılar ortaya çıkmaya başlamıştır. Hatta son zamanlarda bireysel e-ticaret siteleri 1er gün içerisinde açılır konuma gelmiştir.

Dünyada e-ticareti incelerken de fark edilmiştir ki ekonominin bu yönde gelişimi halkın internet erişim oranıyla doğru orantılıdır. Yüksek ücretli internet erişimi, yeniliklere kapalı insan profili ve gelir dağılımındaki adaletsizlik göz önüne alındığında e-ticaretin ülkemizde neden gelişememiş olduğunu anlamak pek de güç değil.

E-ticaret kavramı yeni oluşmaya başlamışken bu konu üzerinde çalışan mühendislerin düşüncesinde Türkiye açısından sağlanması gereken 3 ana unsur vardı:

•  İnternet erişim maliyeti düşürülüp bu sonsuz bilgi ağına ülkenin her köşesinden ulaşım sağlanmalı,

•  Devlet politikaları internet teknolojisi aracılığıyla yapılan ticari faaliyetlere karşı duyulan güven eksikliğini azaltıcı yönde olmalı (özellikle meydana gelen büyük ekonomik krizler ve ortaya çıkarılan batırılan banka örneklerinden sonra ),

•  Devlet bu konuda daha ilgili olmalı, gerekiyorsa özel sektörle işbirliği içinde çalışmalıdır.

İlerleyen yıllarda bu üç ana unsurdan üçünde de ilerleme kat edilmiştir. Fakat bu ilerlemeler diğer konularda da olduğu gibi Türkiye'yi dünya ülkeleri ile yarışabilecek seviyeye taşımamıştır.

Türkiye, büyüyen ekonomisi, genç nüfusu, turizmi ve hem tarımsal hem de endüstriyel ihracat potansiyeliyle, e-ticarete fazlasıyla yatkın bir ülke olmasına rağmen bu üç ana unsurdaki zayıf ilerlemeler yeterli olmamıştır. Hâlbuki e-ticaret, Türkiye'nin dört bir yanındaki girişimci KOBİ'lerin dünya devi şirketlerle bu sayede oluşacak fırsat eşitliği ile yarışma olasılığını arttırır.

Türkiye'de e-ticaret alanında en büyük gelişmelerden biri e-ticaret kurulunun (ETİK) oluşmasıdır.1998 yılında toplanan ilk toplantısını yapan kurulun amaçları; gerekli teknik ve idari alt yapının kurulmasını sağlamak, hukuki yapıyı oluşturmak, elektronik ticareti özendirecek önlemleri almak, ulusal politika ve uygulamaların uluslararası politikalar ve uygulamalarla uyumunu sağlamaktır. Bu kurul daha sonra e-Türkiye projesinin temellerini atmıştır. Bu proje ile hedeflenen, çoğu devlet kurumunun işletim şemalarını sanal ortama taşımaktır. Böylece rüşvetten ve adaletsizlikten sıyrılabiliriz; bununla birlikte zamandan da büyük kazanç sağlamış oluruz. Bunun örneklerini planlandığı tarihlerden biraz daha geç olsa bile görmekteyiz. Üniversitelere giriş sınavına başvururken, yurtdışına çıkış için vize alırken e-devlet projesinden yararlanmaktayız. T.C. kimlik numaralarının vergi numaraları ile birleştirilmesi bile devletlerin elektronik ortama geçiş adına yapılan küçük bir adımdır. Bunlar e-devlet adına güzel örnekler fakat bu artış hızı Türkiye için yeterli değildir. İlerleyen günlerde devletin bu hızı gerekiyorsa özel sektörle el ele vererek arttırması gereklidir.

Zamanın en değerli öğelerden biri haline geldiği bugünün dünyasında elektronik alışverişin kaçınılmaz olduğu kesindir. Ve bizim görevimiz de bu alandaki gelişmelerin Türkiye'nin dört bir yanına dağılıp yaygınlaşmasını sağlamaktır.

Küçük Notlar

1.İşletmeden işletmeye (Business to Business, B2B) satış modelin ilk örneğini Arçelik, bayilerinden siparişlerini Internet üzerinden almaya başlayarak gösterdi.

2.Garanti bankası e-ticaret alanında Türkiye'de ilk Avrupa'da dördüncü Dünya'da yedinci sırada başlamıştır

3. Garanti bankasının e-ticaret sitesi 2002 yılında en iyi referans bilgi sitesi seçilmiştir.

 

 

Kaynaklar

http:// www.ecommerce.gov.tr

http://www.oecd.org/

http://eticaret.garanti.com.tr/

http://en.wikipedia.org/wiki/E-commerce

http://www.e-ticaretmerkezi.net/

http://www.kobitek.com/makale.php?cat=2

 

 

    © Sercan ANGI