DUYURULAR > VII. GELENEKSEL DEMOKRATİK CUMHURİYET ÜNİVERSİTELERİ PLATFORMU ÖĞRENCİ KONGRESİ  
ANA SAYFA
HAKKIMIZDA
MAKALELER
ATATÜRK
DUYURULAR
ETKİNLİKLER
BAĞLANTILAR
İLETİŞİM
 
 

 

ÖĞRENCİ KONGRESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

19–20– 21 Mayıs 2006 tarihlerinde Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Kulübü tarafından 22 üniversitenin katılımıyla gerçekleştirilen “7. Geleneksel Demokratik Cumhuriyet Üniversiteleri Platformu-Öğrenci Kongresi”nin sonunda aşağıdaki konuların çözümlerinde uzlaşmaya varılmıştır.

  • •  21.Yüzyılda Kemalizm'in Siyasi ve Ekonomik arenadaki yeri

    •  ABD'nin Irak'ı işgali ve bölgede olası sorunlar

    •  Sosyal Güvenlik Yasalarındaki değişiklikler ve etkileri

    •  AB ilişkilerinin Türkiye'ye etkileri

    •  İç ve Dış borçların Türkiye ekonomisi üzerine etkileri

    •  Ulusal maden varlığımız

    •  Türkiye'de irticai faaliyetler ve laiklik

    •  Türkiye'nin sosyal yapısı, yurttaşlık bilinci ve medyanın etkileri

    •  Türkiye'de Ulusalcılık

     

    21.Yüzyılda Kemalizm'in Siyasi ve Ekonomik arenadaki yeri

    —21. yy. 'da tekrar canlandırılması zorunlu olan Kemalist Düşünce Sistemi'nin, çarpıtılmadan ve putlaştırılmadan doğru bir biçimde anlaşılmasını sağlamak.

    —Kemalist ilke ve devrimlerle kurulan cumhuriyetin temel değerlerinin, bugünün toplumsal koşulları içinde, çarpık ve kısırlaştırılmış sistemimizin her alanında –siyasi, mali, idari, eğitim, sağlık vb.-, usulüne uygun düzenlemeler yapılarak, layık olduğu yeri almasını sağlamak.

    —Bugünün ‘Atatürkçülük' anlayışının ufku göremeyen saftan çıkartılıp, sadece ufku değil, ufkun ötesini de görebilen çağdaş, medeni ve üretken Türkiye Cumhuriyeti hedefine ulaştırmak.

     

    ABD'nin Irak'ı işgali ve bölgede olası sorunlar

    —Değişen dünya dengeleri içerisinde iktidar savaşları Ortadoğu ülkelerine de sıçramıştır. İşgal süreçleri, emperyalist güçlerin kanlı savaşları ve etnik çözünmeler ile ‘demokrasi' dağıtma iddiaları devam etmektedir.

    —BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) ile gündeme gelecek olası İran krizinde Türkiye Cumhuriyeti oluşturacağı dış politikalarını bölge barışının sağlanmasında öncülük etme yolunda belirlemelidir.

     

    Sosyal Güvenlik Yasalarındaki değişiklikler ve etkileri 

    —Küreselleşen dünyaya uyum amacıyla çıkarılan ve sağlıkta önemli bir yeri bulunan, sosyal devleti tasfiye eden GSS yasa tasarısı, insanlarımızın köleleşmesini ve mezarda emekli olmalarını beraberinde getirmektedir. Bu durum hiçbir koşulda kabul edilemez. Bunun yerine mevcut sistem en olumlu şekilde yenilenmeli, emeklilik koşulları düzeltilmelidir.

    —GSS ve Sağlıkta Dönüşüm Projesi'nin hayata geçirilmesiyle başlayacak olan hastanelerin özelleştirilmesi reddedilmiştir. Sosyal devletin açtığı ve sahip olduğu hastanelerin kötü nicelik artışlarının yerine, iyi bir şekilde niteliklerinin arttırılmasına çalışılmalıdır.

    —GSS ve Sağlıkta Dönüşüm Projesi'yle öne çıkacak olan “tedavi edici hizmetler” den önce öncelik ‘koruyucu hizmetler' de olmalıdır.

    —GSS yasa tasarısının uygulanmasıyla oluşacak durum, doktorlarımızın ve doktor adaylarımızın sakat, yaşlı ve özürlü hastalarımızın haklarını kısıtlamaktadır. Doktorlarımız, bireyselciliğe ve çıkarcılığa itilirken, hastalarımız duyarsızlığa itilip kaderlerine terk edilmektedir. Bu durum doktorların çalışma koşullarının düzeltilmesiyle ve sağlık hizmetlerinin kalitesinin arttırılmasıyla, doktor ve hasta haklarının doğru bir şekilde anlatılmasıyla çözülebilir.

  • AB ilişkilerinin Türkiye'ye etkileri

    — Kemalizm antiemperyalist bir ideolojidir. Bilindiği gibi AB emperyalist bir birliktir. Dolayısıyla Türkiye'nin AB'ye girişi kabul edilemez.

     

    İç ve Dış borçların Türkiye ekonomisi üzerine etkileri

    —Kemalizm; özü itibariyle tam bağımsız ve anti-emperyalist temellidir. Bu bağlamda, her alanda olduğu üzere bağımsızlık şarttır.

    —Milletin değil; zümrelerin, gurupların çıkarları gözetilerek yürütülen iktisadi politikaların, ulusal ekonomiye verdiği zarar açıktır. Dahası uluslar arası kuruluşlarla yapılan bir takım antlaşmalarla, ülkenin borç yükü her geçen gün artmaktadır. Denetlenmeyen borç politikaları, denk bütçe ilkelerinin yerine getirilmemesi ve ‘üretmeyen' bir ekonomik sistemin, bilim ve teknolojinin ışığında yaratılan politikalarla, üretime yöneltilmemesi tam bağımsızlığımıza zarar vermektedir.

    —Aklın ve bilimin rehberliğinde ve ulusun çıkarları gözetilerek yapılan iktisadi politikalar sonucu, Atatürk'ün hedef gösterdiği bir ekonomi devleti olunmalıdır.

     

    Ulusal maden varlığımız

    —Türkiye'deki bor ve krom madenleri başta olmak üzere, Türkiye'deki maden varlığının, ulusal sanayi üzerinde işlenebilir hale getirilmeli, hammadde olarak ihraç edilmemelidir.

    —Temiz, sürdürülebilir ve yenilenebilir enerji kaynaklarının, kısa ve uzun vadede planlanmaları yapılarak, 21.yy Türkiye'sine enerji politikaları belirlenmelidir.

    —Enerji politikalarının dışa güdümlü olmasından vazgeçilmeli, AR-GE çalışmalarına önem verilmeli, üniversitelerin AR-GE faaliyetlerine aktif olarak yer verilmelidir.

    —MTA ve Etibank'a enerji araştırmaları içinde işlerlik ve işlevlik kazandırılmalıdır.

     

    Türkiye'de irticai faaliyetler ve laiklik

    Kökeni 400 yıl önceye dayanan, Cumhuriyetimizin kurulması ile devletimizin kurucusu büyük Atatürk'e ve onun devrimlerine dil uzatma, onları reddetme şeklinde ivme kazanan bölücü,gerici,işbirlikçi örgütlenmelerin devrim kanunları uygulanarak ve toplumsal bilinç oluşturularak önüne geçilmelidir.Bu bağlamda laiklik ilkesi tam anlamıyla uygulanmalı ve Kemalist ilke ve devrimler halka kavratılmalı, benimsetilmelidir.

     

    Türkiye'nin sosyal yapısı,yurttaşlık bilinci ve medyanın etkileri 

    —Binlerce yıllık geçmişi olan, tarihin en eski milletlerinden Türk Milleti'nin sosyal ve düşünsel yapısında özümsetilmek istenen ideolojilerin, bu geçmiş göz ardı edildiği takdirde başarılı olamayacağı birçok defa görülmüştür.

    —Kemalizm'in başarısının temel sebebi, bunu çok iyi benimsemiş olmasından kaynaklanmaktadır.

    —Bu yüzden yurttaşlık bilincinin temelinde Kemalizm'in tam olarak benimsenmesi gerekmektedir.

    —Türk medyasının ulusal çıkarlardan çok başka güçlere hizmet ettiği bu günlerde, biz Türk Gençliği bu konudaki tepkimizi açıkça ortaya koymalıyız.

 

  • Türkiye'de Ulusalcılık

    —Ülkemizde özellikle son yıllarda ‘Ulusal Bilinç'in oluştuğu açıkça görülmektedir. Bu bilinç bir çığ gibi büyüyerek ulusal bir uyanış gerçekleşmektedir.

    —Ülkemizde, geçmişte ‘sağ-sol' gibi yapay kutuplar yaratarak gençliği çatıştıran emperyalizm, bu gün de ‘Milliyetçilik-Ulusalcılık' kutuplaşması yaratarak ulusal bilincin uyanmasını engellemeye çalışmaktadır.

    —Yapay kutuplar ve kavram karmaşaları yaratma girişimlerini sonuçsuz bırakacak en büyük güç ülkemizdeki vatansever Kemalistlerdir.

     

    © Sercan ANGI