DUYURULAR > VI. GELENEKSEL DEMOKRATİK CUMHURİYET ÜNİVERSİTELERİ PLATFORMU ÖĞRENCİ KONGRESİ  
ANA SAYFA
HAKKIMIZDA
MAKALELER
ATATÜRK
DUYURULAR
ETKİNLİKLER
BAĞLANTILAR
İLETİŞİM
 
 

19-20-21 MAYIS 2005

VI. GELENEKSEL

DEMOKRATİK CUMHURİYET ÜNİVERSİTELERİ PLATFORMU

ÖĞRENCİ KONGRESİ

1999 Yılında birincisi düzenlenen Geleneksel Demokratik Cumhuriyet Üniversiteleri Platformu-Öğrenci Kongresi bu yıl 30 Üniversitenin katılımıyla Osmangazi Üniversitesi'nde yapılmıştır. 27 Üniversiteden Eskişehir'e gelen 60 temsilci ile üç gün boyunca ülkemizdeki ve dünyadaki güncel konular üzerine tartışıldı ve KEMALİST çözüm önerileri geliştirildi. Ağırlıklı olarak “Yabancı dillerin Türkçe'ye etkisi”, “Sözde Ermeni Soykırımı İddiaları” ve “Türkiye Cumhuriyeti'nin Dış Siyaseti” konuları tartışıldı. Ayrıca “Cemiyet Tipi Örgütlenmeler”, “Enerji Politikaları”, “İstihdam ve İşsizlik Sorunu”, “Türkiye'de Üniversitelerin Sorunları” ve “Kadın Hakları” da tartışılan konulardandı.

1999 Yılında birincisi düzenlenen Geleneksel Demokratik Cumhuriyet Üniversiteleri Platformu-Öğrenci Kongresi bu yıl 30 Üniversitenin katılımıyla Osmangazi Üniversitesi'nde yapılmıştır. 27 Üniversiteden Eskişehir'e gelen 60 temsilci ile üç gün boyunca ülkemizdeki ve dünyadaki güncel konular üzerine tartışıldı ve KEMALİST çözüm önerileri geliştirildi. Ağırlıklı olarak “Yabancı dillerin Türkçe'ye etkisi”, “Sözde Ermeni Soykırımı İddiaları” ve “Türkiye Cumhuriyeti'nin Dış Siyaseti” konuları tartışıldı. Ayrıca “Cemiyet Tipi Örgütlenmeler”, “Enerji Politikaları”, “İstihdam ve İşsizlik Sorunu”, “Türkiye'de Üniversitelerin Sorunları” ve “Kadın Hakları” da tartışılan konulardandı.

Osmangazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Halil Buttanrı'nın yöneticiliğinde Dil Derneği Başkanı Sevgi Özel'in ve yazar Turgut Özakman'ın konuşmacı olduğu “Yabancı Dillerin Türk Diline Etkisi” konulu panel büyük ilgi gördü.

 

SONUÇ BİLDİRGESİ

Üç gün süren kongrenin sonunda aşağıdaki sorunların çözümünde uzlaşmaya varılmıştır.

•  Sözde Ermeni Soykırımı İddiaları ve Türkiye Cumhuriyeti

•  Yabancı Dillerin Türk Diline Etkisi

•  Kadınların Siyasal Yaşamdaki Konumu

•  Türkiye'nin Enerji Siyasaları

•  Türkiye'de 21. y.y.'da Üniversitelerin Durumu

•  Türkiye'de İstihdam ve İşsizlik Sorunları

•  Asya'daki Yeni Yapılanmalar ve Türkiye Cumhuriyeti

•  Avrupa Birliği ile İlişkiler ve Kıbrıs

•  Irak Savaşı ve Etkileri

KEMALİZM akla ve bilime, gerçekçiliğe, insancıllığa, özgürlüğe ve sürekli devrimciliğe dayalı, sağdan ve soldan bağımsız bir çağdaşlaşma ideolojisidir. Şu an içinde bulunduğumuz durumun nedeni Kemalist politikalardan ayrılmış olmamızdır.

Kemalizm günümüz sorunlarını çözmeye hazırdır. Önemli olan Kemalist politikaları uygulayacak kadrolardır. Bu kadroların Kemalizm'i 3. Yol olarak benimseyen ve eleştirel akılcı bir çizgide buluşması gerekmektedir. Bu çizgide örgütlenecek kadrolar Türkiye'nin tüm sorunlarını çözecektir.

Sözde Ermeni Soykırımı

Soykırım tartışmaları yapılmadan önce soykırım tanımı doğru verilmelidir. Soykırım sözcüğünün 1948 yılında BM tarafından yapılan tanımı şöyledir: Ulusal, etnik, ırksal ya da dinsel bir grubu toptan ya da onun bir bölümünü yok etmek niyetiyle grup üyelerinin öldürülmesi, grup üyelerinin fizik ya da akıl bütünlüğünün ağır biçimde zedelenmesi, grubun fiziksel varlığının tümü ya da bir bölümüyle yok edilmesi sonucunu verecek yaşam koşulları içinde tutulması, grup içinde doğumları engelleyecek önlemler alınması, bir grup çocukların başka bir gruba zorla geçirilmesi eylemlerinden herhangi birine başvurulmasının kapsamı içine alınır. Soykırımda planlı devlet politikası haline gelmiş eylemler söz konusudur.

Bu tanım göz önüne alındığında 1. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Devleti'nin uygulamak zorunda kaldığı zorunlu göçün bir soykırım olmadığı açıkça görülür. Ancak yıllarca bu konu üzerine yapılan araştırılmalar dünya ve ülke kamuoyunda (farklı dilerde) yeteri kadar yer almamıştır. Bu sebepten dolayı soykırım bahsi ülkemize karşı bir koz olarak kullanılmak isteniyor.

Sözde soykırım iddialarının AB veya farklı bir amaç uğruna kabul edilmesi söz konusu olamaz. Soykırım, bir ulusun tarihinde olabilecek en büyük lekedir. Bu konuda verilebilecek en küçük taviz bile Kemalist Düşünce'ye aykırıdır. Bu kararlılığımızla, 1915'te olan olayların bir zorunlu göç olduğunu dile getirilmeli ve gerçeklerin saptırılarak siyasal çıkarlara alet edilmesini önleyici açıklamaları, diplomatik ve bilimsel yöntemlerle dünya kamuoyuna açıklamalıyız.

Yabancı Dillerin Türk Dili'ne Etkisi

Ulusal birliğimizi sağlayan, kültür unsurlarını bir arada tutan, bağımsızlığımızın doğal simgesi dilimizin günümdeki genel sorunları şunlardır:

•  Halkımızdaki dil bilincinin yeterli seviyede olmaması.

•  Kitle iletişim araçlarının özensizliği.

•  Çocuklara yönelik dil kirlenmesi.

•  Yabancı dille eğitim ve öğretim.

•  İşyeri ve ürün isimlerindeki kirlenme.

İşte bu sorunlar çerçevesinde; eğitim düzenimizin her seviyesinde dil bilinci üzerinde durulması; kitle iletişim araçlarına yaptırımlar uygulanması; neredeyse iki dillilik evresini yaşayan ve taze zihinleri dolayısıyla yabancı dil saldırısından kötü etkilenerek kafası karışan çocuklara yönelik, Türkçe'mizin zenginliğinden faydalanarak zekâlarını geliştirici etkinlikler yapılması; yabancı dil öğretimi ile yabancı dille eğitim ve öğretimin karıştırılmadan, yabancı dille eğitim ve öğretim yönteminin kaldırılması; görüntü ve zihin kirliği yapan, dilimizin ahengini ve güvenilirliğini zedeleyen yabancı isimli işyeri ve ürün adları konusunda özendirici çalışmalar ve/veya yaptırımlar uygulanması gerekmektedir. Ayrıca gelişen bilim ve teknoloji ile ortaya çıkan yeni kavramlara ve ürünlere karşılıkları getirecek bir “Dil Gümrüğü” yapısı kurulmalıdır.

Kadınların Siyasal Yaşamdaki Konumu

Türk Devrimi ile elde edilen, seçme ve seçilme hakkının kullanıldığı, kadınların ilk temsil edildiği 1934 meclisindeki kadın milletvekili oranı, şimdiki meclisimizdeki orandan daha yüksektir. Cumhuriyetimizin kuruluşu üzerinden seksen yılı aşkın süre geçmesine rağmen kadınların siyasi hayata katılım oranı korunamamış hatta gerilemiştir. Ayrıca toplumca belirlenen cinsler arası hiyerarşik iş bölümüne göre kadının yaşam ve çalışma hayatı yalnızca ev içine hapsedilmeye çalışılmıştır. Ülkemizin içinde bulunduğu yoğun ekonomik bunalım ve iç-dış baskıların etkisi birleşerek, kadın haklarına darbe indirmiştir. Bu nedenle emperyalizme karşı olan, demokrasiyi savunan her Kemalist aslında kadın haklarının doğal savunucusudur. Kemalistler olarak ortaya koyduğumuz çözüm, kadın hakları ile ilgili düzenlemeleri siyasi partilerin keyfiyetine bırakmadan, devlet eliyle ve sivil toplum örgütleriyle sağlamaktır.

Türkiye'nin Enerji Siyasaları

Enerji sektörü her ülke ekonomisinin temel sürücü gücü olmuştur. Enerjiyi üretebilecek hammaddeyi tekelinde bulunduran ve enerjiyi kullanabileceği teknolojiyi pazarlayabilen ülkeler dünya üzerinde hâkimiyet kurabilmektedir. Enerji üretim ve kullanım teknolojilerine ilişkin alınacak yatırım kararları ise ileriye dönük değiştirilemez etkiler yaratmaktadır.

Bu bağlamda Türkiye, içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılardan ancak kendi öz kaynaklarını kullanarak sıyrılabilir. Türkiye bilimsel araştırmalara ve yatırımlara hız vermeli, geç kalmadan, fosil yakıtlara olan bağımlılığını sonlandıracak hidrojen, rüzgâr, güneş, jeotermal, hidrogüç ve bor elementi ile enerji üretimini gerçekleştirilmelidir.

Enerji konusunda araştırmalarını ve çözüm önerilerini Kemalistler ortaya koymaktadır. Böylece ülkemizde rüzgârlar boşa esmeyecek, sular boşa akmayacak, güneş boşuna doğmayacak, madenlerimiz ayaklarımızın altında boşuna durmayacaktır.

Türkiye'de 21. Yüzyılda Üniversitelerin Durumu

Üniversiteler bir ülkenin bilim yuvası ve insan laboratuarı olması bakından önem taşımaktadır. Bu sebeple üniversiteler özerk yapıya kavuşturularak laik, demokratik, çağdaş, tam bağımsız eğitim sistemine geri dönerek; üretken, dalında yetkin, dünyadaki bilimsel gelişmeleri takip eden öğrenci ve öğretim üyelerinin kişisel gelişimlerine katkıda bulunan kurumlar olmalıdır. Öğretim üyelerine, öğrencilerle sağlıklı iletişim kurabilmeleri için formasyon dersi verilmelidir. Mali destek sadece devlet üniversitelerine aktarılmalıdır. Bu şekilde öğrencilerin tüm; barınma, beslenme, burs durumları iyileştirilip, beyin göçü önlenmiş olur.

Türkiye'de İstihdam ve İşsizlik Sorunları

Ekonomideki büyüme oranları değil, ülkemizin ne kadar kalkındığı önemlidir. Kalkınmanın en önemli göstergesi istihdam artışıdır. İstihdam artışı için üretimi arttırmaya yönelik ekonomi siyasaları uygulanması gerekir. Bu da ancak ekonomi politikasının ısmarlama politikalarla değil de, kendi gerçekleri göz önüne alınarak ve tam bağımsız bir şekilde oluşturulmasıyla sağlanabilir.

Asya'daki Yeni Yapılanmalar ve Türkiye Cumhuriyeti

Ülkemizin dünya üzerindeki yeri ve sahip olduğu toplumsal yapısı, Türkiye'nin dış politikasına doğal ve çok yönlülük katmasıdır. Atatürk döneminde yapılan dış politika atılımları şu noktalarda birleşmektedir.

•  Tam Bağımsızlık

•  Ulusal Egemenlik

•  Çağdaşlaşmak

•  Anti-Emperyalizm

•  Yurtta Barış ve Dünya'da Barış

SSCB'nin dağılmasıyla ortaya çıkan devletlerle ilişkilerimizi geliştirmeli ekonomik ve sosyal bağlarımızı geliştirici antlaşmalar yapmalıyız.

Avrupa Birliği ile İlişkiler ve Kıbrıs

Günümüzde Türkiye'nin Önüne sürekli olarak getirilen ve ulusal egemenliğimize zarar verecek nitelikteki istekleriyle Türkiye'ye karşı oyalama kampanyası yürüten AB'ye, bu şekilde teslimiyetçi bir üyelik anlayışı ile yaklaşmak Türkiye'nin mevcut yapısını tehlikeye atmaktadır.

Siyasal, sosyal ve ekonomik olarak sürekli tavizler vererek üyelik peşinde koşan hükümetlere karşı ortak bir tavır alınmalıdır. Hükümetin popülist politikalarına alet olan bu anlayışa son verilmelidir.

AB konusunun esaslı bir biçimde ele alınması gerekmekte hükümet ve medya tarafından karanlıkta kalan noktalar aydınlatılmalı ve topluma anlatılmalıdır.

Konuya duygusal ve bilinçsiz olarak yaklaşımın tehlikeleri göz önünde bulundurulmalıdır. Bu konuda en büyük görev yine biz KEMALİSTLERE düşmektedir.

Öte yandan AB ve GKRY'nin karşılıklı çıkarları doğrultusunda üzerende gerçekleştirmeye çalıştığı politikalar için Türkiye net tavrını ortaya koymalıdır.

AB üyeliği peşinde koşarken Kıbrıs'ı feda etmek anlayışı terk edilmelidir. Hukuki konumumuz hiçe sayılarak KKTC'ye uygulanan yaptırımlara ve eşit şekilde olmayacak bir birlikteliğe karşı gereken politikalar izlenmelidir.

Irak Savaşı ve Türkiye'ye Etkileri

Ortadoğu'da kendi planları doğrultusunda Irak'a müdahale eden ve demokrasi adı altında Irak'ta türlü insan hakları yapan, sivilleri öldüren ABD'ye karşı gereken tepkiler verilmelidir. Irak'a müdahaleleri ile beraber Türkiye ekonomisine darbe vuran, Kuzey Irak'taki Kürt Devleti ve PKK oluşumlarına destek veren ABD'ye karşı gereken tavır alınmalıdır. Türkiye'deki üslerin kullanımına izin verilmesi ile Türkiye aynı zamanda bölgedeki dostluk ilişkilerine ciddi biçimde zarar vermiştir. Zira ABD'nin Irak'a müdahalesi ile en çok zarar gören Türkiye olmuştur. Güneydeki komşu ülke durumuna gelen ABD bölgedeki politikaları ile Türkiye'nin ulusal egemenliğine de zarar vermektedir. Olumsuz etkileri açıkça belli olan bu ABD müdahalelerine karşı Türkiye uluslar arası platformda Atatürk'ün “Yurtta barış, Dünyada barış” ilkesi doğrultusunda gereken savaş karşıtı politikaları uygulamalıdır.

SONUÇ OLARAK; Bu sorunların eleştirel akılcı ve bilimsel yöntemi izleyen aydınlanma ideolojisi olduğuna inandığımız KEMALİZM ışığında çözülebileceğini biliyoruz.

KEMALİZM geçmişi özleyen mutsuz insanların ideolojisi değil, Geleceğe umutla bakan erdemli insanların ideolojisidir.

  • ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ
  • AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ
  • BAHÇEŞEHİR ÜNİVERSİTESİ
  • BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ
  • BİLGİ ÜNİVERSİTESİ
  • FIRAT ÜNİVERSİTESİ
  • HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ
  • İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ
  • İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ
  • KAFKAS ÜNİVERSİTESİ
  • KARAELMAS ÜNİVERSİTESİ
  • KIRIKKALE ÜNİVERSİTESİ
  • KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ
  • MALTEPE ÜNİVERSİTESİ
  • MUĞLA ÜNİVERSİTESİ
  • MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ
  • ORTADOĞU TEKNİK ÜNİVERSİTESİ
  • SELÇUK ÜNİVERSİTESİ
  • SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ
  • YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ
  • YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ
  • KEMALİST ÜNİVERSİTELER BİRLİĞİ

    -ANKARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ

    -DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ

    -İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ

    -MİMAR SİNAN ÜNİVERSİTESİ

    -ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ

    -OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ

    -TRAKYA ÜNİVERSİTESİ

    -ULUSLAR ARASI KIBRIS ÜNİVERSİTESİ

    -YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ

     

     

     

    © Sercan ANGI